En güzel modeller

En güzel mutfak modelleri elbetteki buradaki modellerle sınırlı değil. Aslında modeller sadece fikir amaçlı. Kullanıcı kendi evinin durumuna göre ekstra fikirlerle çok daha güzel dekorlar oluşturabilir. En Güzel Perçem Modelleri Saçlarınızda değişiklik yapmanın en kolay yollarından biri perçem kestirmektir. Tüm saçınızı kestirmek istemiyor ancak kendinizde bir değişiklik yaratmak istiyorsanız bu yıl çok moda olan perçem modellerinden birini kestirebilirsiniz. Bebek Örgüleri En Güzel Modeller 2018 Bebek örgüleri arasından seçmiş olduğumuz en güzel yelekler, hırkalar, patikler, bereleri paylaştık. Örgü bebek kıyafetlerinin en şirinleri burada! Artık sadece tek renk modeller yerine, en az iki uyumlu rengin yer aldığı vestiyerlerde son derece güzel görünüm, kıyafetler asılırken dikkat çekecek bir tasarım elde edilmesi mümkün oluyor. Dünyanın en seksi mankenleri sıralamasında üst sıralarda yer alan Edita aynı zamanda Forbes'un en çok kazanan modeller listesinde de bulunuyor. ... dergisinin 'Dünya üzerindeki en güzel ... Moda dünyasından uzaklaşmadan en güzel saç modeline sahip olmak isteyenler, magazin haberlerinde en çok da ünlü kadın oyuncu ve mankenlerin saç modellerine bakarlar. Kısa sürede moda haline gelen örgülü dağınık topuz modeli, özel davetler için tercih edilebilecek en güzel örgü saç modellerinden biridir. En Güzel Modeller öne çıkanlar. Anni Barros. Stepping into the world of fashion a year and a half ago after studying Economic Investigation at university, Cecelia is certainly a money girl. Born: September 14th, 2001: Height : Tüm bu özelliklere uyan, kusurlarınızı gizleyen , güzel özelliklerinizi ön plana çıkaran bir kesim sizin için doğru modeldir. Türk bayanlarının en çok araştırdığı modeller, kısa saç modelleri ve topuz modelleri olarak iki tanedir. Ombre ve asimetrik gibi Avrupa ve Amerika'da son yıllarda moda olan kesimler ise daha yeni ... En Dikkat Çeken 2020 Abiye Modelleri ve Gece Elbiseleri. Son Moda 2017 Mango Mont ve Kaban Modelleri. En Güzel Bayan Kayak Kıyafetleri 2019 Kar Montu Modelleri. Gece Abiye Elbise Modelleri Hem Ucuz Hem de Şık. Dikkat Çekici İki Parça Abiye Modelleri 2019. 2020 Sokak Modası Trendleri Olabildiğince Yaratıcı. 2017 Yılbaşı Bayan ... Instagram'ın en güzel modelleri Güzellikleriyle defilelerde, dergilerde, reklamlarda ve ekranlarda herkesi kendilerine hayran bırakan modeller, fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram'da da ...

Dün yaşadığım korkunç olay

2020.09.19 14:20 aranM24 Dün yaşadığım korkunç olay

"dün sabah başıma gelen bir olaydan beri telefonu ilk kez elime alabildim. hala etkisindeyim, yazsam mı yazmasam mı bilemiyorum.
ben korktum, siz de korkun. yazıcam.
dün sabah yürüyüşünü yaptıktan sonra bizim köye gittim. çocukluğumun yarısı oralarda geçti, çok severim. biraz dağ bayır gezerim dedim
çocukken köydeki arkadaşlarla maç yapmaya giderken önünden geçtiğimiz bir mezarlık vardı. ordan hep koşarak geçerdik. yalnızken çok korkardm.
her çocuk gibi bin türlü korku hikayesi duyarak büyüdüm ama hep aklımda kalan köye zamanında gelin gelmiş çok güzel bir kadının hikayesiydi.
1940'lı yıllarda bizim köye gelen bu kadının güzelliği dillere destanmış. ama sürekli karalar bağlayıp dolaşırmış cenazesi varmış gibi.
düğünlerde, bayramlarda vs bile hep için için ağlarmış. sorduklarında 'dünyanın derdine ağlar yanarım, sormayın artık' dermiş.
kocası kore savaşı'nda ölmüş. cenazeyi köye getirdiklerinde 'ölü benim ölüm dokunmayın' deyip milletin içinden almış sırtlamış ölüyü
günlerce vermemiş ölüyü. naptılar ne ettilerse alamamışlar. bir sabah hiçbir şey olmamış gibi çıkmış evden. allı güllü fistanla
'kocam artık bendedir, o artık hep benimle' demiş. eve girip bakmışlar, ne ceset var ne bir iz. kadın ölene kadar da ne olduğunu bilmemişler
ellerim titriyor ya.
çocukluğumda hellüş diye köyün delisi vardı. onun bu kadının kocasını yerken gördüğü için delirdiği anlatılırdı. daha bir çok hikaye...
dün sabah o mezarlığın önünden geçerken çocukken en korktuğum şeye yani o kadının mezarına gitmeye karar verdim.
köyün mezarlığı 100-150 yıllık falan. çok dağınık. zangır zangır titremeye başladım niyeyse, bir yandan mezar taşlarını okuyorum.
ağlama, inleme karışık bir ses duydum. bir baktım çok güzel bir kadın. eski model renkli fistanlı. bir mezarın başında ağlıyor.
bilen bilir. inançlı değilim ve hurafelere itibar etmem. kadın beni farketti, kafasını kaldırıp bana baktı ve ağlamaya devam etti. bu tam o tarif ettikleri esmer güzel kadındı.
hipnotize olmuş gibi kendisine doğru yürümeye başladım. göz gözeyiz, o ağlıyor. mezarın yanına gelip dikildim.
gözlerini benden ayırıp mezar taşına 'bak' der gibi baktı. ben de baktım. zar zor okunuyor.
kadınla birlikte ben de ağlamaya başladım. mezar taşında şu yazıyordu ; #imamhatiplerkapatılsın
submitted by aranM24 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.09.18 00:10 selcukssn İsmim Selçuk, bu da günlüğüm.

14 Haziran 2020
Sevgili günlük, bugünkü günüm de her zaman olduğu gibi sıradan ve ruhsuz geçti. Artık hayattan gram zevk alabildiğimi düşünmüyorum. Ancak akşama doğru bir şey oldu, google'da embriyo pornosu aratırken yanlışlıkla yemeksepeti adlı bir siteye denk geldim. Benim için ilginçti çünkü son 734 gündür ya kağıt tarzı şeyler, ya da nadiren çaldığım ekmeklerle besleniyordum. Vücudum o kadar çok çelimsizdi ki titrediğimi bile hissedememeye başlamıştım. Siteye girdiğimde komşudan çaldığım ve hala onun ödediği sim kartın servis sağlayıcısına özel bir kampanya buldum. Bedava yemek getirdiğini söylüyorlardı. Öldürülecek olsam bile umrumda değildi, siparişi verdim. Aradan 20 dakika geçti ve insanların "döner" diye tabir ettiği güzel kokulu yiyeceği gördüm. Gözlerime inanamıyordum, hayatım boyunca yediğim en güzel şeydi.
16 Haziran 2020
3 öğün boyunca yemeksepetinin bedava kampanyalarıyla besleniyorum, hayata karşı bakış açım pozitifleşmeye başladı. Bedava şeyler var mı diye araştırırken zar zor (bilgisayarım windows xpde ancak biraz kasıyor) bir iki site buldum. Birisinin adı "Trendyol" adındaydı. Ancak çok bakmadım.
17 Temmuz 2020
Hayatımın dönüş noktasını yaşadığım için 1 aydır günlüğe yazı yazamadım. Dün Trendyol adlı bir site bulduğunu hatırladım ve hemen giriş yaptım. Görünüşe göre bir kampanya vardı ve istediğimiz şeyleri kaydedip linkle arkadaşlarımıza atıyorduk ve inanılmaz indirim geliyordu. Birkaç küçük şeyi çok ucuz fiyatlara almayı başardım, bugün gelecekler. Aynı zamanda para değerinde kuponlar da var, 5 lira ancak bu benim haftalık paramın iki katı gibi bir şey, belki biriktirebilirim.
14 Eylül 2020
Merhabalar ölümlü orospu evlatları, ağustos ayı boyunca biriktirdiğim kuponlarla kendime new york'ta villa ve son model araba aldım. İndirimlerle de evi dizdim. Artık telefon rehberimdeki en önemsiz kişi Tom Cruise. SpaceX ile çalışarak bu boktan dünyayı tamamen silecek bir proje üstünde çalışıyoruz. Hayatınızın son aylarını yaşayın zavallı piçler sizi.
submitted by selcukssn to burdurland [link] [comments]


2020.09.15 02:50 EnesE- İsmim Selçuk, bu da günlüğüm.

14 Haziran 2020
Sevgili günlük, bugünkü günüm de her zaman olduğu gibi sıradan ve ruhsuz geçti. Artık hayattan gram zevk alabildiğimi düşünmüyorum. Ancak akşama doğru bir şey oldu, google'da embriyo pornosu aratırken yanlışlıkla yemeksepeti adlı bir siteye denk geldim. Benim için ilginçti çünkü son 734 gündür ya kağıt tarzı şeyler, ya da nadiren çaldığım ekmeklerle besleniyordum. Vücudum o kadar çok çelimsizdi ki titrediğimi bile hissedememeye başlamıştım. Siteye girdiğimde komşudan çaldığım ve hala onun ödediği sim kartın servis sağlayıcısına özel bir kampanya buldum. Bedava yemek getirdiğini söylüyorlardı. Öldürülecek olsam bile umrumda değildi, siparişi verdim. Aradan 20 dakika geçti ve insanların "döner" diye tabir ettiği güzel kokulu yiyeceği gördüm. Gözlerime inanamıyordum, hayatım boyunca yediğim en güzel şeydi.
16 Haziran 2020
3 öğün boyunca yemeksepetinin bedava kampanyalarıyla besleniyorum, hayata karşı bakış açım pozitifleşmeye başladı. Bedava şeyler var mı diye araştırırken zar zor (bilgisayarım windows xpde ancak biraz kasıyor) bir iki site buldum. Birisinin adı "Trendyol" adındaydı. Ancak çok bakmadım.
17 Temmuz 2020
Hayatımın dönüş noktasını yaşadığım için 1 aydır günlüğe yazı yazamadım. Dün Trendyol adlı bir site bulduğunu hatırladım ve hemen giriş yaptım. Görünüşe göre bir kampanya vardı ve istediğimiz şeyleri kaydedip linkle arkadaşlarımıza atıyorduk ve inanılmaz indirim geliyordu. Birkaç küçük şeyi çok ucuz fiyatlara almayı başardım, bugün gelecekler. Aynı zamanda para değerinde kuponlar da var, 5 lira ancak bu benim haftalık paramın iki katı gibi bir şey, belki biriktirebilirim.
14 Eylül 2020
Merhabalar ölümlü orospu evlatları, ağustos ayı boyunca biriktirdiğim kuponlarla kendime new york'ta villa ve son model araba aldım. İndirimlerle de evi dizdim. Artık telefon rehberimdeki en önemsiz kişi Tom Cruise. SpaceX ile çalışarak bu boktan dünyayı tamamen silecek bir proje üstünde çalışıyoruz. Hayatınızın son aylarını yaşayın zavallı piçler sizi.
submitted by EnesE- to kopyamakarna [link] [comments]


2020.08.20 12:25 isimlikmarket Sümen Takımları Modelleri ve Fiyatları

Sümen Takımları Modelleri ve Fiyatları

Sümen Takımları

Sümen takımları, ofislerde masa başı çalışanlar için olmazsa olmaz dekorasyon araçlarındandır. Dekorasyonda bütünlük sağlamanın yanında masa düzenini sağlayarak en büyük yardımcı haline gelmektedir.
Mesleki hediyelikler arasında uzun yıllar boyunca sevilerek tebessümle hatırlanmanızı sağlayacak değerli bir hediyedir. En güzel modelleri ve şık tasarımları ile çalışma masanızda harika bir duruş sergileyecektir.
Sümen takımları Ankara, İstanbul ve İzmir gibi resmi kurumların sıklıkta olduğu illerde en çok aranan ürünler başında gelir. Yoğun çalışma alanlarında yıpranma payı oldukça yüksektir. Özellikle elit ve modern ofisler için en ufak deforme sorun teşkil edebilir. Bu nedenle sümen takımında yenilemeye gidilmek istenir. Kişi kendisi için daima profesyonel bir duruş sergileyen çalışma masası tercih eder. Bir ofiste çalışma masasında profesyonellik ve kaliteli duruşun ciddiyetini ise ancak kaliteli ve elit bir sümen takımı verebilir.
Gerek şahsi tercihleriniz gerekse yakın çevreniz için hediye seçimlerinde nokta atış seçimler arasında yer alan sümen takımları isimlikmarket.com da sizlerin beğenisine sunulmuştur. İstediğiniz model ve desende lüks sümen takımları ile en başarılı hediye setini oluşturabilirsiniz. Böylesine prestijli bir hediye ile uzun dönemlerde sevdiklerinizi başarılı çalışma hayatında yalnız bırakmamış olursunuz.

Lüks Sümen Takımları

Deri sümen takımları ve lüks sümen takımları bay bayan çalışanlar için en özel ofis araçları arasında yerini alırlar. Her kurumda yönetici ya da personelin masa düzeni gelen misafirdeki etkisi açısından önemlidir. Düzenli ve kendini gösteren bir masa her zaman ilk tercihtir. Bunun için masa başı çalışanların en önemli ofis malzemelerinin başında sümen takımları gelir.
Ofis çalışma düzenine sahip kişilerin tamamında sümenler en çok kullanılan ve çabuk yıpranan malzemeler arasında yer alır. Bu nedenle sıklıkla yenilemek ihtiyacı doğabilir. Kendiniz ya da arkadaşınız için en güzel seçim olacak sümenleri isimlikmarket.com ile temin edebilirsiniz.
Sümen takımı renk seçenekleri ile her mobilyaya uyum sağlayabilmektedir. Ofis dekorasyonu için gerçek bir tamamlayıcı ürün niteliğindedir. Bulunduğu masaya profesyonel bir duruş katarken aynı zamanda misafirleriniz nezdinde sizin için düzenli çalışan profili sergiler.

Sümen Takımları Fiyatları

Sümen takımları en ucuz fiyat aralığı ile sizler için satışa sunulurken, her bütçeye uygunluk yanında modern tasarım ve şık duruş için hazırlanmıştır. Ofislerinizde masanızın düzenini sağlamak için tasarlanan bu ürünler kişiye özel hediyeler arasında en çok tercih edilen ürünlerdendir. Özellikle masa başı çalışanlar için kalem, kağıt, notlar ve acil önemli evrakların bir arada tutulmasını sağlayan bu setler çok sık kullanılmaktadır. Bu nedenle yenilenmesi belirli aralıklarla mümkündür.
Sümen takımları içerisinde beğendiğiniz modeli seçerek isimlikmarket.com üzerinden siparişinizi güvenle verebilirsiniz. İstediğiniz fiyat aralığında en güzel modeller arasından yaptığınız seçimi dilediğiniz adrese gönderebilirsiniz. İster kendiniz için ister sevdikleriniz ve arkadaş çevreniz için en güzel hediye setini oluşturabilirsiniz. 350 TL den başlayan fiyatlarla istediğiniz sümen takımını oluşturabilirsiniz. Uzun dönemler rahatlıkla kullanabileceğiniz sümenler için bordo, siyah, kahverengi, beyaz ve krem rengi seçenekler de mevcuttur.
Deri sümen takımları ve diğer modeller arasında fiyat aralığı her bütçeye uygun olacak şekilde ayarlanmıştır. Türkiye’ nin her yerinden başarılı şekilde siparişinizi oluşturabilir ve sümen setinizi teslim alabilirsiniz. Kapıda ödeme seçeneği ile güvenli alışveriş imkanına sahip olabilirsiniz. Tek yapmanız gereken sümen takımı için seçim yaptıktan sonra isimlikmarket.com üzerinden sipariş vermek ve kargonuzun teslimini beklemektir. Güzel günlerde huzurlu çalışma ortamında size eşlik edecek sümen takımları için modern ve şık tasarımlar ile sizlere güvenilir hizmet sunuyoruz.
submitted by isimlikmarket to u/isimlikmarket [link] [comments]


2020.07.26 13:15 mustchill Lol neden en güzel oyun

Lol neden en güzel oyun ben de bu soruyu kendi kendime az sormadım 4 duvar arasında voltalar atarak kendi kendime bu soruyusorduğumu bilirim fuji dağının serin eteklerindeki o bilgeden aldım cevabı o günden beri hiçbir şey eskisi gibi gitmemeye başladı olayları en başından anlatayım her şey 2012 yazında bir pazar günü başladı bozgun aldıktan sonra pat diye masadan kalktım ve neden bu oyun bağımlılık yapıyor neden herkes bunu oynuyor neden en güzel oyun bu diye sorular sormaya başladım ve 7 gün boyunca odamın içinde bunları sorgulamaya başladım psikolojik tedavi almayı düşündüm fakat tedavi masrafları gözümün önüne geldi asgari ücretle geçinen birisi olarak bu benim için fazla pahalıydı sonra gittim balkona çıktım ve bir sigara yaktım gözlerimdeki yaşı kontrol etmeye çalışarak elim titreyerek sigaramı içtim yakın arkadaşım burak a bütün olayları anlattım şükür maddi durumu benden daha iyiydi ve beni rehabilitasyon merkezine götürdü masraflarını kendisi karşıladı 2 hafta rehabilitasyon merkezinde kalmıştım artık kafamdaki sorular biraz duraklamıştı fakat aradan 3 gün geçmeden aynı soruları tekrarlamaya başladım 1 yılımı tamamen bunun üzerine geçirdim internet üzerinden araştırmalar yaptım insanlara derdimi anlattım sokaktan geçen insanlara sıkıntımdan bahsettim en son 2013 haziranında marketteki bir abi beni aldı arabasına attı ve hiçbir şeyden bahsetmeden arabayı sürdü arabanın içinde çıt yoktu beni havalimanına getirdi pasaportum olup olmadığını sordu evet dedim ve doğru almak için evimin adresini sordu eve geldik ben pasaportumu alıp arabaya döndüm adam bilgisayarından japonya için iki bilet aldı bilet ertesi güneydi havalimanına en yakın pansiyonda kalacaktık erken kalkmamız gerekti saat 4.00 da kalktık ve işlerimizin hallolmasını bekledik saat 6.00 gibi işlerimiz bitti ve uçağa bindik uçağımız 7.30 civarı kalktı saatler süren yolculuğun ardından tokyoya vardık adam en yakın araç kiralama yerinden 2006 model bir opel kiralamıştı fiyatını bilmiyorum kendisi ödedi benzin doldurup sürmeye başladı 6 saat sürdükten sonra bir dağın yanında durduk ortaokul da gördüğüm bir bilgiden hatırlamıştın burası fuji dağıydı 12 saat yürüdükten sonra eski püskü bir kulübeye doğru ilerlemeye başladık yanımdaki daha ismini bile bilmediğim adam kapıyı tıklattı beyaz uzun saçlı uzun sakallı bir adam kapıyı açtı yanımdaki adam diz çöktü ve anlamını bilmediğim bir şeyler söyledi daha sonra ise beyaz saçlı adam bana anlamlı bir şekilde anlat der gibi baktı ben japonca bilmiyordum türkçe anlattım derdimi 30 saniyelik sessizliğin ardından bilge cevapladı lol en güzel oyun değildir dedi aydınlanmıştım lol en güzel oyun değildi bütün sorunlar çözüldü sevinçten sıçrayarak ağladım adamlara sarıldım teşekkür ettim diz çöktüm çok sevinmiştim işimdeki yapbozun parçaları oturmuştu o lanetli süreci atlatmıştım o adama her şeyimi verebilirdim daha sonra sevinçli bir şekilde dönüş bileti alıp Türkiyeye döndüm evsizlere tüm mal varlığımı bağışladıktan sonra rehabilitasyon merkezinde işe başladım
submitted by mustchill to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.25 11:15 Asusnur GRRM - 2001 Söyleşileri - 4

Bu çeviri @
7 Haziran 2020
Üstad Aemon hisar ve Gece gözcüleri için ayrı ayrı yemin etti. Diğerleri için de geçerli bir durum.
Dorne kadınları savaşır mı? Bazıları, evet. Örneğin KumYılanları. Ama bu bir kural değil. Nymeria bir savaş lideriydi ama bir savaşçı değildi - yani bir askerden çok bir komutandı.-
Yoksa Dorn’un“eşitliği” sadece en büyük oğul yerine en büyük çocuğun mirasçı olmasından ibaret mi? Bu en büyük olanı; ancak gelenekleri farklı, kadınlara başka şekillerde de daha fazla hak veriyorlar. Dorne’nin eşitlikçi bir toplum olmadığını söylemek… Ne münasebet?
Westerling’lerin Robb’a karşı komploya katılımları hakkında bir şeyler duydum. Sadece Tywin Lannister tarafından affedilmeleri değil, Jeyne’nin amcasına Castamere’in verildiği, Jeyne’nin annesinin Robb’a karşı komplo kuran Lannisterlar Boltonlar ve Freyler ile el ele tutuştukları oldukça açık. Her sabah Jeyne’nin hamile kalma şansı olmadığından emin olmak istediği için bir şeyler koyuyordu. Göreceğiz. Ama bence “Batılılar” hakkında genelleme yapmak bir hatadır, tıpkı “Lannisterlar” hakkında genelleme yapmak gibi. Aynı ailenin üyeleri çok farklı karakterlere, arzulara ve dünyaya bakış yollarına sahiptir … ve ailelerde de sırlar vardır.
Stannis ile anlaşmaya varmak “diz çökmüş” olarak kabul edilir mi? Evet.
Yabanıllar, Gece nöbeti’nden nefret ettikleri gibi kuzeyden de nefret ediyor mu? Hayır.
ACOK’taki Ser Aenys Frey’e göre, “Kale o kadar büyük ki onu elinde tutmak için bir ordu gerekiyor”. Yanılmış mıydı? Yanlış değil, belki de durumu abartıyoruz. Yine de, kale duvarları, gerçek dünya kuşatmalarındaki gerçek ortaçağ kalelerinden çok daha büyük bir garnizon gerektirecek kadar genişti.
BTW, sanırım ADWD (ve sonraki kitaplar?) İçin POV’ları değiştirme fikriniz çok ilginçti. Sanırım yeni eklemeleri değil AGOT’ta başlayan eski POV’ları kastediyorsunuz. Bu sadece bir kavramdı. Tam olarak ne demek istediğime karar veremedim.
Bu soru biraz kişisel. En sevdiğim teorimi çürüttüğü için soruyorum. Tywin, Edmure onu Red Fork’ta durdurduğunda gerçekten de Robb’un tuzağına yürüyor muydu? Onlara güveniyor muydu? Harrenhal son derece güçlü bir kaledir ve üç yüz kişilik bir garnizon ortaçağda oldukça büyüktür. Tywin, muhtemelen Roose Bolton’un kaleyi kuşatacağını düşündü. En az yarım yıl kaleyi elde tutabileceklerdi. Burada en büyük etken Hoat’ın değişen tarafıydı.
Bran’in AGOT’taki Arya ve Sansa ile ilgili görüsünü yazar okuyucunun yorumuna bıraktı.
Jack Vance, Robin Hobb, Guy Gavriel Kay Grrm’in beğendiği bazı kitapların yazarları. (Bakın belki (ç)alıntı yapmıştır. 😅)
Şahsen Robb Stark’ın kendi mezarını kazdığını düşünüyorum ve çok fazla gözyaşı dökmedim.- Eddard ile aynı şekilde- neden bu kadar sert olması gerekiyordu? Eğer başka türlü olsaydı, o adam o olmazdı. Tarih benzer hatalar yapan insanlarla doludur.
Kardeşim seriden pek haz etmiyor. İyilerin hep öldüğünü ve kötülerin kazandığını söylüyor. Ygritte’nin öldüğüne dikkat çekiyor. Ve Yaşlı Ayı (Jon Snow’un Mormont’un ölümü olmadan gece nöbetçilerinin Lordu olamayacağını söylediğimde kardeşim beni görmezden geliyor, lakin bu olmalıydı). Ve Soğan Şövalyesinin oğulları. Soğan Şövalyesinin hayatta kalan üç oğlu var.
Okuyucularınızın çoğu cesur gerçekçiliği ve bu seride her zaman her şeyin olabileceğini takdir ediyor mu? Bazıları… Bazıları bilmiyor… Beni okuyanlar… Onları eğlendirmek için başka kitaplar bulamayanlar…
Ek, Galbart Glover dul ve çocuksuz mu? Emin olmak için notlarıma bakmalıyım, ama Galbart’ın dul ve çocuksuz olduğuna inanıyorum. Bu durum devam ederken kardeşinin oğlunu varis olarak atamış olabilir.
Martin, tahtın Lannisterlara olan borçlarına dikkat çeken bir okuyucuya; Önemli olanın İnanç ve Demir Banka’ya olan borçlar olduğunu söyledi.
Okçular (veya atlı okçular), piyade ve süvari göreli bileşimi nedir? Piyade, süvarileri hatırı sayılır bir farkla geride bıraktı, ancak çoğunlukla feodal güçler ve köylü milisler hakkında konuşuyoruz, az disiplin ve daha az eğitimle. Her ne kadar bazı Lord’lar diğerlerinden daha iyisini yetiştirse de… Tywin Lannister’ın piyadeleri çok iyi ve disiplinliydi Lannisport’un Şehir Saati de iyi eğitilmişti … Oldtown ve King’s Landing’deki meslektaşlarından çok daha iyi.
Dany’nin Westeros’u fethetmek için planladığı işgal, askeri açıdan çok ilginç görünüyor. ASOIAF’ta tarihsel savaşlardan veya seferlerden sonra model savaşları, taktikleri veya seferleri mi değiştiriyorsunuz yoksa farklı savaşlardan / seferlerden fikirleri mi karıştırıyorsunuz?* Ben ilerlerken telafi ederim. Tarihten gelen gerçek savaşları karıştırın ve eşleştirin, ancak belirli bir miktar hayal gücü ve değişiklikler ekleyin
Hannibal, Sezar, Napolyon, Scipio Africanus veya Büyük İskender’in seferlerini incelediniz mi? Bir dereceye kadar, evet. Hiçbir şekilde kendime uzman demem, ama tüm biyografileri okudum, çok sayıda Osprey kitabım var ve Keegan ve Norman Dixon ve Fletcher Pratt’ı okudum.
Dany, daha fazla süvari ve okçu ekleyerek paralı askerlerinin ve Lekesizlerin ‘ordusunu’ güçlendirmeye devam edecek mi? Resmi olarak yayınlanan e-postalarınızdan birinde daha büyük bir asker grubunun ADWD’de görüneceğini okudum. Bu grup Dany ile mi ilgili? (Sanırım bu potansiyel bir spoiler sorusu, bu yüzden bu soruyu cevaplamak istemeyebileceğinizi anlıyorum.) Beklemeli ve görmelisin.
Rus hayranları grubumuz adına sizi selamlamak ve harika kitaplarınız için içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Ortaçağ tarihinin ve irfanın büyük bir hayranı olarak kişisel olarak da teşekkür ederim - Ortaçağ dünyasının bu kadar güzel ve canlı görüntüsünü edebiyatta görmek çok nadir bir şey. Tekrar teşekkürler:). Rica ederim. Nazik sözler için teşekkürler. Kitapları İngilizce mi Rusça mı okuyorsunuz? Her iki durumda da, onları sevdiğinize sevindim. Ama ayrıca size birkaç soru sormak istiyorum - elbette, çok fazla zamanınızı almaz ise… Bu soruların ilkini ve ana kısmını bir süredir tartışıyoruz lakin kendimiz net bir cevap veremedik. Kuzeydeki tarım meselesi. Şu ana kadar kitaplarda gördüğümüz kadarıyla, yazın bile kar Kuzey’deki toprakların çoğunu kaplıyor gibi görünüyor ve kesinlikle kışın hepsini kapsıyor, değil mi? Ben yaz aylarında kar “toprakların çoğunu kapsar” demezdim. Ara sıra yazın kar yağması yerine… Kuzey, yaz aylarında bile gerçekten ısınmaz, ancak her zaman buzlu değil ve sürekli kar da yağmaz. Kış, farklı bir masal.
Ama orada bir sürü insan yaşıyor. Ne yiyorlar? Çok fazla yiyecek saklanır. Füme, tuzlanmış, tahıl ambarlarında paketlenmiş vb. Kıyıdaki nüfusun yiyecekleri büyük ölçüde balıktır, iç kısımlarda bile nehirlerde ve Uzun Göl’de buz balıkçılığı vardır. Ve bazı büyük lordlar kendi kalelerinin yiyeceğini sağlamak için seraları denetlemeye ve korumaya çalışırlar … Winterfell’in “cam bahçeleri” gibi… Ama kısa cevap … eğer kış çok uzun sürerse, yemek biter … ve sonra insanlar güneye gider ya da aç kalır …
Karsız, tarıma elverişli alanlar var mı, yoksa “daha ​​büyük mevsimler” içinde önemli sıcaklık değişiklikleri var mı? Bir hasadı büyütmek için en az birkaç ay ılık sıcaklık (15-20 santigrat derece) gerekir. Kuzeyde mevcut mu? Ara sıra. Mevsimlerin rastgele doğası göz önüne alındığında güvenilebilecek bir şey değildir, ancak sahte ilkbaharlar ve uzun yazlar vardır. Üstadlar, ne zaman ekilecekleri, ne zaman hasat edileceği ve ne kadar yiyecek depolanacağı konusunda tavsiyelerde bulunmak için sıcaklığı yakından izlemeye çalışırlar.
Ve bir kış geldiğinde ne olur - beş, altı yıl uzunluğunda? Kıtlık olur. Kuzey acımasız.
Şüphesiz, sadece Güney’den tahıl ithalatı Kuzey’in ihtiyaçlarını karşılayamaz. Ve bu arada, kış aylarında Güney’de kar yağıyor mu? Evet, bazen, bazı yerlerde. Ay Dağları oldukça fazla kar alır, Vadi ve nehir arazileri batısı daha da az… King’s Landing’e nadiren kar yağar, Fırtına toprakları ve Menzil’e de nadiren, Oldtown ve Dorne’na neredeyse hiç kar yağmaz.
Dany’in köleleri kurtarmaya çalışmasını çok saçma, mantıksız ve boşa çaba olduğunu düşünen okuyucuya Martin; Dany’in küçük, deneyimsiz ve iyi niyetli olduğunu ve bu hamlelerin gelişiminde etkili olacağını söyledi.
Yüzsüz doğulur mu olunur mu? Yani; reflekslerin, dengenin, birini öldürme yeteneğinin üstünde yetenekli bir suikastçının beklediği fiziksel ve zihinsel niteliklere sahip olmaları gerekiyor mu? Gerekli becerilere sahip olan herkes Faceless Man olabilir mi, yoksa ailelerden çocuklara geçen bir miras mı? Kesinlikle miras değil.
Yüzsüzler ne zamandır varlığını sürdürüyor? Binlerce yıl… Braavos’un kendisinden daha uzun.
Rhaegar, Ser Barristan ve Sör Jorah Mormont tarafından melankolik, asil ve şerefli olarak tanımlanır. Bu adam bana, özellikle de Harrenhal’daki turnuva gibi halka açık bir etkinlikte, karısını aldatan türden bir adam gibi görünmüyor. Öyleyse neden güzellik kraliçesi olarak Lyanna’yı seçti? İyi soru.
Bu arada, umarım Jon Snow ASOIAF’ın Frodo’su değildir. Jon benim en sevdiğim karakter ve onun Frodo gibi olmasını istemezdim, hastalığından ve hastalığından dolayı yaralanmış… Jon, Frodo’dan daha uzundur.
submitted by Asusnur to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.07.03 02:00 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 3

akşam incide takılıyordum ki babam bini çıktı yanıma kapıyı tıklattı.. okan mı beyaz mı? diye sordum. ikisinin de amk aç kapıyı dedi. doğru cevabı verdiğinden açtım kapıyı. lan bu ne hal? diye bağırdı. ne var halimde? dedim. oğlum delirtme çıkar şunları diyor. taktığım sütyeni kastediyormuş amk.. bu herifin dar kafalılığı öldürecek beni. baba merve'ye aldım takmadı, o kadar para verdim. boşa mı gitsin? tasarruf yapıyorum dedim. tasarrufunu giberim diye bağırınca çıkarmak zorunda kaldım. tek tek tuvaletleri gezip boşa su akıyor mu? diye kontrol etmeyi biliyor oç. biz tasarruf yapınca suçlu oluyoruz. takacak ya bana, bahane arıyor. konuyu değiştirmek için zaman lerzan mutlu'yu ne kadar değiştirmiş, farkında mısın? diye sordum, giblemedi. böyle zekiliklerim vardır. aşırı bir tepki aldığımda olayı yumuşatmak için parlak zekamı devreye sokarım. ters ters bakıyor amk.. sen ne demeye geldin baba? dedim. demiyorum lan sana bir şey baba da deme bana amk dedi ve çıktı. oha amk itirafı kest. delirmek üzereydim.. babam kimdi benim amk? bu konuyu hemen açıklığa kavuşturmalı, incide arkamdan konuşulanları haklı çıkarmamalıydım.
not: lerzan mutlu annem olabilir.
hemen indim aşağıya sordum anneme. benim babam kim? dedim. mal mal konuşma git başımdan diyor. babam babam olmadığını iddia ediyor, kim benim babam cevapla çabuk, yoksa bida odama almam seni dedim. öyle deyince tırsmış olacak gitti babama sen ne dedin bu çocuğa? diye çıkıştı. ben biraz uzaklaştım, dayaktan korktuğum için. zaten duydum sonra babam yakışıksız ifadeler dillendiriyordu hakkımda. bunlardan bir gib çıkmayacaktı, kendi yöntemlerimle öğrenmeliydim. merve'nin yanına gittim. kapıyla küs olduğumuzdan ona bir şey söylemedim ve tıklattım. zaten onla harcayacak zamanım da yoktu. merve açtı kapıyı, ne var? dedi. önce benimle insan gibi konuşmasını, daha sonra göğüslerinin bir ara fotoğrafını çekmemiz gerektiğini, bir iş için lazım olduğunu tembihledim. git abi pff xs gibilerinden bir şey söyleyecek oldu, tuttum saçından. söyle, geçen saklayıp da söyleyemediğin şey neydi? benim gerçek babam kim? annem başka kimlere veriyor? dedim. sesi çıkmadı.. söyle çabuk yoksa nermin'in face profiline yine mesut yar'ın kilo vermeden önceki hallerinin fotoğraflarını atarım diye tehdit ettim, defol diye karşılık verdi. bu kız tam bir kevaşe.. artık anlaşılmıştı, aile içinden doğru cevap gelmeyecekti. bir an önce farklı yollara yönelmeliydim.
not: aradığım sorunun cevabı nermin'de olabilir.
sabaha kadar gözüme uyku girmedi. face'den, twitter'dan ve inci'den çeşitli duyurular yaptım. babamın kim olduğunu bilenlerin acil bana ulaşması gerektiğini yazdım. küfürle cevap verenlere gerekli tepkileri verip evden fırladım. 1. kata indim, yine o kadın çıktı. eşiniz evde mi? dedim. hayır dedi. oha bu saatte gelmedi mi hala? diye bağırdım. herif ağır tokmakçı amk evine bile uğramıyor. saçmalama işe gitti dedi. yemedim tabiki ama onla uğraşamazdım. sizin kocanız benim annemi gibmiş doğru mu? dedim. ne diyorsun sen defol git falan dedi küfür müfür bir şeyler saydırdı. dur kapatma kapıyı cevap ver dedim, kapattı huur kapıyı. annemin tadına varmış biri bu karıya katlanıyor olamaz deyip babamın bu adam olmadığına karar verdim. karşı komşu firuze teyzenin kapısını çaldım. eşiniz evde mi? diye sordum.. yok dedi. kocanızı kastediyorum, evde mi? dedim. yok evladım diye karşılık verdi. firuze teyze belanızı gibtirmeyin hepinizin eşi mi memur amk saat 8 buçuk deyince, bir şeylerden korkuyor olmalı ki kapıyı hakaret ederek kapattı. firuze teyzenin kocası ihtimalini aklımda tutmalıydım. firuze teyze bir şeyler saklıyor gibiydi. sıra 2. kattaki dairelere gelmişti.
not: 1. kattaki kadının adını hala bilmiyorum.
  1. kattakilerden birini tanıyorum da 4 numaraya hiç gitmemiştim. o yüzden önce tanıdığımdan başlayıp aradaki samimiyeti kullanmaya karar verdim. kapıyı çaldım, aramızdaki samimiyete olan inancından dolayı açtı kapıyı. aramızdaki samimiyete güvenerek nassın mehtap teyze görünmüyon? dedim. beni görmekten şaşırmış olacak ki ters ters baktı. kocanız annemi gibmiş doğru mu? diye sordum. sorgu tekniğidir bu, annem itiraf etmiş gibi yapıp lafı alacaktım ağzından. böyle zekiliklerim vardır. insanlara aklımla küçük oyunlar oynar, keskin zekam karşısında çırpınışlarını izlerim. lafı değiştirmek için terbiyesizlik yapma oğlum git işine hadi deyip kapıyı kapattı. bunların hepsi niye böyle davranıyor amk? 1 insan gibi sohbet edebilen olmaz mı koca apartmanda.. kocasından şüpheleniyor belli ki. bu ihtimali de cebe koyup 4 numaraya gittim. çaldım kapıyı benim yaşlarımda bir kız açtı. eşiniz evde mi? dedim. eşim yok benim, neden sordunuz? dedi. kocanızı kastediyorum hanımefendi, evde mi çabuk diye ısrar ettim. öğrenciyiz biz söyle ne söyleyeceksen diyor. bir an öğrenci ve kız olduğunu aklıma getirince çok heyecanlandım ve birkaç saniye aralıksız bakıştık. fakat benden hoşlanıyor olması, sorgu tekniğimden kaçabileceği anlsevgi gelmiyordu. babanız annemi bafilemiş doğru mu? dedim, gülüyor amk. oha bulmuştum galiba.. bu diğerleri gibi kapıyı kapatmamıştı. tabi bu benden hoşlanıyor olmasından da kaynaklanabilirdi ama gözlerinden babasını saklamak istediği gerçeğini okudum. bak dedim ayağını denk al, şahsi meselemizi sonra halledelim dedim ve babasının msn adresini istedim. uğraşamam senle deyip kapıyı kapattı. nihayet elime gerçekçi deliller geçmişti. ayrıca behzat ç'deki şule'den sonra ilk kez bir kızın benden hoşlandığını hissetmiştim. bu da olumlu bir gelişmeydi. neyse edindiğim bilgileri aklımda tutup 3. kattakileri sorguya çekmek vardı sırada.
    not: mehtap teyze ve erdal beşikçioğlu liseden sınıf arkadaşı olabilir.
  2. kattaki sinirli teyze biraz beni korkutsa da kapıyı çalmak zorundaydım. açtı ne var? dedi. olaya yumuşak girmek için natalie portman'ın léon'daki halini hatırlıyor musunuz? dedim. anlamadım? evladım işim var noldu? dedi. acelesi kendini ele veriyordu açıkçası. bu tavrı şüphelerimi artırmıştı. hanımefendi dalga geçmeyin benle, kocanız nerde? dedim. napacan kocamı? diyor. aklı sıra lafı değiştirecek oç. kadın biraz yaşlı olduğundan sorumu dikkatli sordum. muhterem beyefendinin validem ile vakt-i zamanında izdivaç ettiğini teferrüc ediyorum dedim. söylediğime cevap vermeyip lafı değiştirmeye çalıştı. annenin haberi var mı geldiğinden? dedi. sanane annemden oç deyip ondan önce kapıyı ben kapattım. sonra da açmadı oç. şüpheliler listeme eklenmekten kurtaramamıştı kocasını... karşı daireye geçtim. kapıyı tıklattım. kapıyı açan kadına ''oha siz burada mı oturuyordunuz? kapıcı sanıyordum sizi.'' dedim. ne diyorsun sen? falan bir şeyler geveledi. eşiniz evde mi dedim. yok bana söyle ne söyleyeceksen bebek içeride yalnız dedi. bebek kimden? diye sorunca biraz sinirlenip kapıyı kapattı. bu millet mal amk. babam tembihlemiş herhalde hepsine, konuşmayın demiş. bu adam tam bir oç, böyle bir şeyi benden saklayabileceğini nasıl düşünür? neyse şimdi gitmem gereken tek bir adres kalmıştı. firuze teyze.. fazla beklemeden bizim kata çıktım.
not: bebek önder açıkbaş'tan galiba.
bizim kata çıkıp firuze teyzelerin kapısını çaldım. firuze teyze kapıyı açınca bir şey söylemesine izin vermeden ''haykırmaaaak istiyoruoooğğmmmm konuşamıyorum'' eserini ilhan irem'in tarzıyla seslendirmeye başladım. bu daha samimi bir sohbet gerçekleştirmemizi sağlayabilirdi. noldu evladım yine? dedi. bakın firuze teyze sevişmek doğal bir şey ve insanın bir ihtiyacı. günümüzde yıldız tilbe bile sevişiyor dedim. oğlum git hiç sırası değil dedi. ne sırası değil? bu saatte görmeyin siz de şu işi kardeşim dedim. kapıyı kapatıyordu ki koydum ayağımı araya korkmasını sağladım. bildiğiniz gibi böyle çevikliklerim ve böyle zekiliklerim vardır. bu hareketimde iki yeteneğimi bir potada erittim. napıyorsun oğlum sen? git evine yürü dedi. eşiniz annemi emmiş doğru mu? dedim. anlamadığım birkaç arapça cümle söyleyerek kapıyı kapattı ve kafamı karıştırdığını sandı. fakat bu hareketleriyle kendini ele vermiş oldu. çünkü firuze teyzenin arapça bilme ihtimali çok düşüktü. böyle basit hamlelerle aklımı karıştırmayacağından şüpheliler listeme kocasını ekletmekten kaçamadı. yeterli bilgiyi toplamıştım. şimdi eve gidip taylor swift'in love story şarkısı eşliğinde bir durum değerlendirmesi yapacaktım. kapıyı çaldım, annem açtı. nereden geliyorsun? diye sordu. konuyu değiştirmek için defne joy foster öldü 3 gün yas tuttunuz, 30 şehit öldü şimdi neredesiniz? dedim. mal mal baktı, fırsattan istifade odamın yolunu tuttum.
not: ilhan irem, taylor swift'e kanye west'in yaptığı ayıbı yapmazdı.
harun kolçak posterimi ters çevirip duvara astım. şüphelilerin isimlerini, yaşlarını, duyabildiğim kadarıyla haftalık sevişme sayılarını yazdım. o sırada babam geldi, kapıyı tıklattı. gel lan kahvaltı yap dedi. yeterli eti cinim olduğunu, kapımın önünü derhal terk etmesse merdivenlerle konuşacağımı, bir daha onu üst kata çıkarmayacağımı söyledim. öyle deyince korkmuş olacak ki hiçbir şey demeden aşağı indi. elimdeki delilleri ve düşündüklerimi facebook, twitter, inci'de paylaştım. msn iletimi ''alem arka olmuş.'' yaptım. insanlardan yardım istedim. fakat herkes oçlik peşinde olduğu için gerekli küfürleri gerekli yerlere iletip sosyal ortamdan da umudumu kestim. neden herkes bana karşı amk bir anlasam... daha sonra kapım çalındı, gelen merveydi. şaşırdım amk hangi dağda kurt öldü? diye sorup biraz gülümsedim. abi açar mısın kapıyı? dedi. önce soruma cevap ver dedim. abi aç şu kapıyı diye bağırınca daha fazla sinirlendirmemek için kapıyı açtım ve hangi dağda kurt öldü? derken gerçek bir soru sormadığımı, kendisine bir espri yaptığımı belirttim. yoksa 12 yaşında kız nerden bilsin amk nerde kim öldü * böyle esprili anlarım vardır. sivri zekamla beklenmedik espriler yapar, insanları aralıksız güldürürüm. neyse derdin ne merve? sütyensiz birini odama almadığımı biliyorsun, acele et dedim. bir fotoğraf çıkarıp, abi bu iğrenç şeyi niye yatağımın altına koydun? dedi. o iğrenç dediği şeyin david fincher'ın 25 kare tekniği olduğunu ve fight club'ın final sahnesinde bulunduğunu belirttim. merve iyi kız, hoş kız da cahil biraz galiba.. bir daha yapma böyle şeyler yeter artık dedi. konuyu değiştirmek için bu yaşar nuri öztürk saba tümer'e neden bu kadar sinirli? diye sordum. aklı karışmış olacak ki cevap vermeden çıktı odadan. ben de işime bakmaya devam ettim.
not: helena bonham carter yaşar nuri öztürk'ten hoşlanıyor. ikisinin de 3 ismi var.
duvardaki yazdıklarıma bakarak bir süre düşündüm. daha sonra benden hoşlanan öğrenci kızla şükran teyzenin akraba olduklarını farkettim. bu da firuze teyzenin kocasının benim babam olma ihtimalini kuvvetlendiriyordu. indim aşağıya annem mutfakta bir şeylerle uğraşıyordu. anne firuze teyzenin kocasıyla nereden tanışıyorsunuz? dedim daha mevzuya girmeden. böyle zekiliklerim vardır. konuya farklı bir yerden girer, karşımdaki insanın aklımın oltasına düşmesini beklerim. fakat annem git başımdan, uğraşamam gibi basit kelimelerle beni başından atmaya çalıştı. yemedim tabiki, ama yine de çok üstüne gitmeden lafı ağzından alıyım diye kim kardashian'ın en küçük kız kardeşinin model olmak istediğinden bahsettim. yine aynı basitlikte cümlelerle lafı geçiştirmeye çalışınca kafasını karıştırmak için requim for a dream'in ne kadar overrated bir film olduğundan bahsettim ona. fakat kadına işlemiyordu. anlaşılmıştı, çözülmesi için biraz daha zaman vardı. ben de yukarı çıkıp biraz kafamı dağıtmalı, başka şeylere yoğunlaşmalıydım. bu kadar düşünmek bana bile fazla gelmişti. inci'ye girip semiha berksoy ferresi yolla diyene yolluyorum başlığı açtım. pek ilgi görmeyince twitter'a girip birkaç güldüren şaka yaptım. kimse rtlemeyince face'e girip liseden arkadaşım pelin'in duvarına halil sezai paracıklıoğlu senden hoşlanıyor yazdım. 2 dakika sonra kaldırdı gönderimi oç. herkes bana karşı amk böyle dünyanın necati ateş'ini gibiyim deyip uykuya dalmaya karar verdim ve yatağa yattım. bir an önce sabah olmasını ve planlarımı hayata geçirmeyi istiyordum.
not: pelin kim kardashian'ın erkek kardeşine veriyor. eminim...
sabah kalktım erkenden reserved ne demek ola ki amk? diye düşündüm biraz. daha sonra quentin tarantino'nun adını hatırlayamadığım bir filmine gönderme olduğuna karar verip işe koyulmayı tercih ettim. merve'nin odasına inip biraz kapıyla dertleşmek istedim, fakat cevap vermedi oç. tüm dünya bana karşı birleşmiş amk deyip eticin+cappy i mideye indirdikten sonra firuze teyzelerin daireye indim. kapıyı tıkladım, açan olmadı. fakat içerde ayak sesleri vardı amk uyuyor olamazlardı. böyle zekiliklerim vardır, şeytanı ayrıntıda arar, aklımı kullanarak yerinde gözlemler yaparım. açmaları için kapıyı daha sert vurmaya başladıktan sonra firuze teyze açtı kapıyı. bir şey dememe izin vermeden bak çıkacam söyleyecem artık sizinkilere yeter böyle oğlum, acıyorum ses çıkarmıyorum dedim. sen kimsin bana acıyorsun firuzan teyze? kocanı çağır dedim. adını firuzan olarak telaffuz ettim ki onu önemsemiyor gibi bir görüntü verip, karşımda ezilmesini sağlayım. böyle hınzırlıklarım vardır. kocamı çağırırsam dayak yersin, git bak dedi. babam değil mi? döver de, sever de.. karışmayın çağırın dedim. ne diyorsun oğlum sen, çık elimi belada koyma diyor oç. eğer kocasını çağırmassa zabıta ya da pakize suda'yı çağıracağımı belirttim. fakat kadın oralı olmadı.. yetmezmiş gibi kapıyı yüzüme kapattı. oğlunuz büyüyünce önder açıkbaş gibi olacak hepiniz oç siniz deyip bizim daireye çıktım. konuyu manevi babama açma vakti gelmişti.
not: reservedla ilgili filmde pakize suda oynuyordu galiba.
kahvaltı masasına oturup bir süre herkesin uyanmasını bekledim. o sırada abraham lincoln'ün annemle ne ilgisi olabilir? diye düşündüm. neyse ki ilk uyanan babam oldu. napıyon lan burda? uyumadın mı? dedi. uyuduğumu, çünkü beynimin en fazla uyurken geliştiğini belirttim. beynini gibiyim gibilerinden ucuz bir laf etti. bu adamın aklı sıra benle taşak geçmesi çok sinirlerimi bozuyor. manevi babam olduğunu öğrendikten sonra bıçaklamayı düşünmüyor değilim. neyse buna daha fazla takılmayıp onu popülasyon genetiğinin kurucuları ingiliz biyologlar ronald fisher ve j.b.s. haldane için 1 dakikalık saygı duruşuna davet ettim. giblemedi oç.. tabi ben hiç bozmadan duygulu bir 1 dakika yaşadıktan sonra konuya girmeye çalıştım. fakat bu oç döver diye yavaş yavaş bahsetmeliydim içimdekilerden. ilk insan ademse ya bu kızını gibti, ya da oğulları kız kardeşlerini? diyerek bir sohbet konusu açmaya çalıştım. sabah sabah sürünme yine.. diyince olayı mantık boyutundan şiddet boyutuna taşımamak için lafı uzatmadım. önce sevecen olmalıydım. bak dedim sen de bu yaşıma kadar büyüttün ettin, aç susuz koymadın eti cinim ekgib olmadı sağol dedim. ne diyon sen amk? diyor oç hala işin gırgırında. baba, bak hala baba diyorum sana. sen kim olduğunu söylemedin ama ben gerçek babamı buldum dedim. ilk başta şaşırdı, sonra zekama şaşırmış olacak ki hafif gülümsedi. kimmiş? dedi joe biden dedim. oç kahkaha atıyor karşımda. ne gülüyorsun amk baktım netten ben joe biden türkiye'yi başkan yardımcısı olmadan önce defalarca ziyaret etmiş dedim. oğlum bak sinirleniyorum, gibtir git diyor bana muallaknin evladı. hayır dedemi tanımasam manevi babama böyle söylememem gerektiğini düşünücem. ama biliyorum dedemi, kesin muallaknin evladı bu. az önce buraya gelip düşünmeye başlayana kadar firuze teyzenin kocası sanıyordum. o da bafiliyor annemi ama benim babam o değil, az önce düşününce farkettim dedim. ayağa kalktı bu hiçbir şey demeden üzerime yürüdü. şiddet çözüm değil, mantıklı ol. joe biden olmayacak da kim olacak? bunu daha önce düşünmemiş olmam saçma değil mi? diyecektim saç.. diyebildim. ağzıma burnuma daldı amk. bu kez farklı oldu biraz. 1 dişim kırıldı, gözüm 10 dakika içinde hafif morlaştı. elmacık kemiklerim çok acıyordu. vurdukça da kesmedi öncekiler gibi oç. neyse bıraktı gidiyordu sen benim maddi babam değilsin dövemezsin beni diye bağırdım. maddi o anlamda kullanılmaz gerizekalı diye yanıt verip odasına gitti. hmmmm bunu biraz düşünmeliydim.
not: ronald fisher, joe biden'ı duşta seyretmiş.
bir süre burnumdan yere damlayan kanları izleyip kafamda robert downey jr.'ın sherlock holmes performansını değerlendirdim. annem uyanmış amk o geldi ne oldu yine? ne bu halin? salim allah belanı versin deyip ağlamaya başladı. haltları sen yiyorsun, dayağını ben yiyorum anne dedim. ne yaptın yine gerizekalı? sorusuyla karşılık verdi. joe biden'ın babam olduğunu manevi babama söylediğimi belirttim. gözlerinden okudum bir yıllar öncesine gitti.. hiçbir şey demedi, ilk yardım gereçlerini getirdi. bunların yararı olmayacağını, acil bana merve'nin ojelerinin lazım olduğunu söyledim, takmadı. benim de kalkıp onları getirecek halim yoktu açıkçası. her tarafım acıyordu. daha sonra babam oç geldi annemle sırtladılar beni odama taşıdılar. güya şefkatli görünüp joe biden'ı aramama, onları terk etmeme engel olacak oç. ama yağma yok.. iyileştikten sonra ona gününü göstermeye karar verdim. gözlerim dolacak gibi oldu, kendimi tutmak için youtube'a girip harun kolçak'ın ''gir kanıma'' klibini izledim. biraz daha iyiydim.. biraz kafamı farklı şeylere odaklamam gerekiyordu yine. zeki insanların da dinlenmeye ihtiyacı vardır. o yüzden kafamdaki bir diğer önemli soru önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? ya yeniden cevap aramaya çalıştım. kendisinin okan bayülgen ile eşit iq'da olduğunda bir kez daha karar kıldım ama dediğim gibi bunu zaten biliyordum. bana daha farklı argümanlar lazımdı.
not: babam oç önder açıkbaş'a kızıyor, sinirini bizden çıkarıyor.
neyse google görsellerden ibrahim erkal fotoğraflarına bakıp sakinleştikten sonra youtube'a girip mustafa karadeniz kamera şakaları izledim. artık iyiydim... şimdi joe biden'a ulaşmak lazımdı. twitter'da kendisini followlayıp birkaç mention attım. facebook duvarıma joe biden beni bul, konuşmamız gerek yazarak telefon numaramı paylaştım. son olarak serkan inci'ye pm atıp beni joe biden ile tanıştırmasını rica ettim. bu ikilinin liseden arkadaş olduğunu düşünürken keşfetmiştim. her tarafım ağrıdığından aşağı inemezdim. anneme seslenip gelmesini söyledim. gelince robert plant'in vokalistliğini yaptığı efsane ingiliz rock grubunun ismini sordum. bilemedi cahil oç... yine de içeri aldım çünkü durum ciddiydi. annem içeri girince manidar olsun diye youtube'dan metin ışık'ın lay lay lom eserini açtım. böyle zekiliklerim vardır. yaptığım eylemlerle insanlara mesajlar verir, onları beynimin labirentlerine davet ederim. ne diyorsun söyle çabuk? bir ihtiyacın mı var? dedi. anne joe biden'a acil ulaşmam lazım. telefon numarası vardır sende, versene.. dedim. hiçbir şey demeden çıktı odadan oç. beni peydahlamayı biliyorsun. o zaman bazı sorulara da cevap vereceksin amk. neyse ben yeteri kadar zekiydim, kimseye ihtiyacım yoktu. açtım yeniden twitter'ı baktım beni ne followlamış, ne sorduğuma cevap vermiş. bu beni biraz üzdü. herkesten sonra onun da bana sırtını dönmesi fazla ağır olmuştu. tavrımı anlasın, kendine çeki düzen versin diye son kez ''followa follow aqar agaaaaaaa'' yazıp kendisini unfollowladım. baktım facebook'taki çağrıma da cevap verdiği yok, dikkat çekmek için gönderimin altına ''a tempest of siblings, business and fame engulf olympic decathlete bruce jenner and paparazzi fave kim kardashian as their huge hollywood families collide.'' yazdım. hani adam ingilizce biliyor ya.. o açıdan. böyle zekiliklerim vardır. her bireyi kendi başına, kendi şartlarıyla değerlendirip onları aklımın kapanına sokarım. inci'deki inboxım da hala boş olduğuna göre biraz daha beklemem gerektiğine, bu sırada hegel şükran teyze akrabalığının ne anlama geldiğini düşünebileceğime karar verdim.
not: mustafa karadeniz hegel'i çok komik şakalardı.
sağ dizimdeki, dirseklerimdeki ve elmacık kemiğimin üst kısımlarındaki morluklara merve'nin daha önce kaçırdığım ojesini sürüp biraz dinlenmeye çekildim. 2-3 saatlik bir uyku çektikten sonra inci'ye girdim. inboxım hala boştu. serkan inci'ye sen git hala fakir gibi dilen, bir işimize yardımcı olma oç yazdıktan sonra balkona çıkıp ela'nın gelmesini bekledim. bir kere de sözünde dur amk kızı yaralıyız bir de. tam 45 dakika bekletti. ben de daha fazla beklemedim ki tavrımı anlasın. böyle zekiliklerim vardır. gerekli durumlarda sinirimi beynimin kıvrımlarıyla harmanlayıp ortaya akıl ürünü, zekice tepkiler çıkartırım. kapım tıklandı, gelen manevi babammış. steven spielberg mü? david lynch mi? diye sordum. gibtirme onları bana aç şu kapıyı dedi. bu adamda gelişme var amk. bu ara hiçbir soruyu kaçırmıyor. doğru yanıtı duyar duymaz açtım kapıyı. buyur ne vardı? dedim. oğlum bir an aşırı sinirlendim, böyle olsun istemezdim, kusura bakma dedi. joe biden'a ulaşacağımı anlayınca arkaü tutuştu oç nin. yine de asıl niyetini anlamamazlıktan gelerek olur böyle şeyler baba dedim. aferin bak, yarak yarak konuşma adam ol şöyle diyor. güzel ortamı bozmamak, lafı değiştirmek için dostoyevski'deki st. petersburg tasvirleri başka kimde var allasen? diye sordum. aval aval baktı. bak baba dedim, madem yapıcı konuşuyoruz. ben önemli değilim, artık düşünme beni.. ben bakarım başımın çaresine dedim. aferin oğlum dedi. ama merve adına endişeleniyorum baba, face'den sınıfındaki erkek arkadaşlarıyla konuştum kimseyle sevişmemiş dedim. daha lafa devam edecektim kalktı gidiyor saygısız oç.. dur dedim nereye gidiyorsun amk? almayım ayağımın altına bak zor tutuyorum kendimi diyor. bu adamın pgibolojik desteğe ihtiyacı var amk. olur olmaz yerde dayak atmaya çalışıyor. merdivenlerden inerken annen yemek hazırladı getirsin odana söyleyim de dedi. annemden sanane oç deyip kapıyı kapattım, üzerine kitledim.
not: ela'yı david lynch'e yar etmem. niyetlerinin farkındayım ama bu asla olmayacak.
baktım face'e, twitter'a joe biden'dan hala ses yok. bu annem de 1 kere olsun adam gibi adama vermiyor amk. babam olma ihtimali olan herkes oç. neyse çıktı annem yemek getirdim aç kapıyı diyor. önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? dedim. oğlum aç kapıyı uğraşamam senle diye karşlık verdi. fakat yağma yoktu. şu sorularıma bu evde artık cevap verilecek amk. ciddi bir şey soruyorum, önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? diyerek sorumu tekrarladım. buraya bırakıyorum yemeği alırsın dedi. açtım kapıyı pilav nohut var.. üzerine vişneli cappy döküp afiyetle yedim. tam hatırlayamadığım bir şeye sinirlenip boşların olduğu tepsiyi yatağın altına sakladım. harun kolçak'ın gir kanıma klibini izleyip sakinleştikten sonra yeniden joe biden'ı bulmanın yollarını aradım. birden joe biden'ın bizim apartmandaki öğrenci kızın akrabası olduğu aklıma geldi. o kızla hemen konuşmalıydım. evden çıkmama izin vermeyeceklerinden üst kattan sıvışmaya karar verdim. böyle zekiliklerim vardır. insanların benim üzerimde kurmaya çalıştıkları baskıya, onlara akıl oyunları yapıp, beklenmedik anda beklenmedik eylemlerde bulunarak cevap veririm. yürümekte zorlandığım için kızın katına inmem 15 dakikamı aldı. ama sonunda varmıştım. tıkladım kapıyı, açtı. konuya alakalı bir yerden girmek için bu model grubunun solisti neden spastik kız çocuğu taklidi yapıyor? diye sordum, gülümsedi. bu olumlu bir gelişmeydi, balık oltaya geliyordu. ne vardı? dedi. joe biden'ın telefon numarası lazım dedim. o kim? diyor amk. yeni nesil ecdadını akrabasını tanımıyor ayıp oç dedim. şaşırmış görünüyordu.. daha sonra anlamlı bir sosyal mesaj vermek için ''ecdad tarih yazmış, torun okumaktan aciz.'' diye bağırdım. ehehe ne kullanıyorsan aynısından istiyorum deyip kapıyı kapattı. oha! oha oha oha oha wowwww... ekşici lan bu dedim. espriyi kest dedim. telefon numarasını alamasam da kızın ekşici olduğu bilgisine ulaştım. bu da joe biden ile ekşiyi direk ilişkili kılıyordu. zaten daha önce şüphelendiğim bir durum olduğundan bir an önce odama çıkıp bunun üzerine düşünmeye karar verdim. yaklaşık yarım saat sonra kimseye farkettirmeden odamdaydım.
not: öğrenci kız geceleri evinde harun kolçak'ı misafir ediyor.
daha sonra odamda enrique iglesias'ın hero klibini izlerken joe biden-ekşi ilişkisini düşündüm bir süre. tüm bu karışıklığın arkasından roberto baggio'nun çıkabileceğini tahmin ediyordum. twitter'da ve facebook'ta durumumumu edit:imla diye güncellendim. birkaç film izledim beğenmedim, birkaç şarkı dinledim ağır eleştirdim. aralarına sızarsam belki daha kolay çözülürler diye düşündüm. böyle zekiliklerim vardır. insanlara yakın davranıp bana güvenmelerini sağladıktan sonra onları beynimin duvarlarına hapsederek istediklerimi vermelerini sağlarım. fakat 2 saat boyunca kimseden ses çıkmamıştı. merve'nin odasına inip konuyu kapıya açmaya karar verdim. indim aşağıya, bak dedim kapı; aramızda çeşitli gerginlikler, hoş olmayan olaylar yaşandı. gel geçmişe bir sünger çekelim. dedim. hiç cevap vermedi oç. yine de büyüklük bende kalmalıydı. eğer barışmak istersen ben odamdayım, harun kolçak dinleyip birbirimize el şakası yaparız dedim. tamam gibilerinden kolunu oynattı. merve açtı kapıyı.. napıyorsun abi burda? diyor. hiç dedim bir meseleyi hallettik. bak merve dedim kaç gündür babamı arıyorum ve kendisine ulaşmama ramak kaldı. ona ulaştıktan sonra sizi terk edecem. aklım sende kalarak gitmeyim, şu aldığım sütyenleri kullan artık dedim. bak çağırırım babamı? diye tehdit ediyor oç. hemen konuyu değiştirdim. bu egemen bağış ne komik adam değil mi? seviyorum vallahi dedim. o kim abi diyor cahil oç. hem sütyensizsin, hem cahil daha fazla muhattap olamam deyip odayı terk ettim. giderken kapıya selamımı çaktım. daha sonra apartmandaki daireleri gezip behzat ç. izleyip izlemediklerini sordum. verilen cevaplara göre apartmandaki oçlik oranını hesapladım. sonuçlar beni üzmüştü.
not: roberto baggio ve akbaba aynı kızdan hoşlanıyorlar.
ertesi gün akşsevgi kadar incide takıldım, eti cin yedim, ela'yı bekledim vs.. akşam olduğunda aşağı indim. herkes salondayken mandalina aşıracaktım. sesimi duymuş olacaklar ki manevi babam salona çağırdı, gittim. ne vardı? dedim. gel yanımızda otur, dizi izleyelim dedi. arkaü tutuştu oç nun.. yine de annemin hatırına oturdum. hiç ağzımı açmadan 20 dakika bekledim. daha sonra fatmagül'ün teyzesine sinirlenip masanın üstündeki bardağı televizyona fırlatınca babam elinin tersiyle suratıma bir tane yapıştırıp odadan kovdu. üvey baban mı var derdin var amk.. neyse odama çıkıp bir süre astrofizik üzerine düşündüm, hubble ultra derin alanını seyrettim. bundan da sıkılınca şükran teyzelerin kapısını çalmak için üst kattan sıvıştım. kapıyı tıkladım, şükran teyze açtı. oo nasılsın şükran teyze, mehmet amca yok mu? dedim. var içeride demeye kalmadı o oç da geldi. kapat kapıyı şükran diyor oç.. mehmet amca babam karınızı tokmaklıyorsa sorunu onla çözün, zaten kendisi öz babam bile değil dedim. git elimden kaza çıkacak diyor amk oğlu. neyse alt kata benden hoşlanan öğrenci kızın dairesine indim, kapıyı tıklatınca hemen açıyor. bu çok iyi bir özellik. insan ilişkilerinin etik kuralları gereği naber? dedim. iyi canım sen diyor. bu da hemen atacak kapağı oç.. ağırdan al kızım. evlenecez demedik. canım manım ne ayaksın? neyse kardeşimin pedi bitmiş de sizden alabilir miyiz? dedim. tabi dedi. ama mümkünse kullanılmış olsun diye rica ettim. öyle deyince bir döndü kaç yaşında senin kardeşin? diyor. ne alakaysa amk bu kızın kafada bir kırıklık var. 12 ne oldu da? dedim. kapıyı yüzüme kapattı. amk sen bana naz yapacan diye kardeşim zor durumda kalacak bencil oç. ilişkimizle ilgili meseleleri bire bir halledelim kızı niye mağdur ediyorsun? bunları söylemek için kapıyı bir kez daha tıkladım, yine açtı sağ olsun. konuya farklı yerden girip tepkisini azaltmak için plüton'a da çok ayıp ettiler ha.. dedim. ya arkadaşım ne istiyorsun benden? dedi. 1 ped rica ettik küfretmediğin kaldı. aramızdaki sorunları baş başa halledelim, şimdi pedi ver dedim. annenle tanışıyoruz, ona bir bir söyleyecem bunları deyip kapıyı kapattı. sanana annemden oç deyip kapıya bir tekme attım ve ben de yukarı çıktım. manevi babam çağırdı yanına, gittim. he dedim, noldu? haftaya azize halanlar geliyormuş, 1 hafta kalacaklar dedi. burcu bakireyse almam eve deyip odama çıktım. azize halam ilginç bir kadındır.. daha önce mehmet amca ve 1. kattaki kadının kocasıyla kısa süreli ilişkiler yaşadı, yürütemedi. gençliğinde mehmet demirkol ile 2 yıllık bir beraberlik yaşamış. şimdi bizim süleyman enişteyle evli görünüyor.
not: benim manitanın babasıyla süleyman eniştenin sık sık öpüştüğünü duydum.
halamların geleceği gün erkenden kalktım. vücudumun kıldan muzdarip yerlerini tıraş ettim. duşumu alıp, kolonyamı sürdükten sonra artık hazırdım. annemler aşağıda hazırlıkları tamamlamıştı. annem geleceklerinden dolayı baya sevinçli görünüyor ama eniştemin gelmediğinden haberi yok herhalde. 2 yıl önce yazlıklarına gittiğimizde eniştemle mutfakta buluşuyorlardı. gözlerimle gördüm.. neyse kapı çaldı indim hemen aşağı. halamlar geldiler falan, burcu ve ekrem de gelmişti. ekrem oç benim hasmım.. benden nefret ediyor biliyorum. yine de burcu'nun hatrına ona katlanmak zorundayım. neyse halamın elini öptüm burcu'yu öptüm falan. tokalaşma merasimi vs.. merve malıyla burcu bir garip hareketler yapıyorlar, ilginç sesler çıkarıyorlar falan. ne yapmak istediklerini tam anlamadım ama sonunda sarıldılar da olay tatlıya bağlandı allahtan. neyse salona geçtik biraz sohbet etmek için. annem açlığınız var mı? diye sordu. ne biçim soru soruyorsun anne, yıllardır giriş katında kirada oturuyorlar? dedim. sen sus diye yanıt verdi. bu kadın tam mal ya.. neyse sen nasılsın oğlum? diye sordu halam. iyiyim hala kız arkadaşım ve yeterli eti cinim var. sen nasılsın? dedim. biz de iyiyiz çok şükür dedi. nasıl iyisin hala? burcu'nun hala göğüsleri büyümemiş. ne rahat insanlarsınız? dedim. babam gibtir ol git gelme buraya diye kolumdan sürükleyerek odadan kovdu. oç 2 dakika hasret gidermemizi de kıskandı. gerçek babam olmadığını sanırım halam da bilmiyor. telaşı ondan... neyse merve'lerin odasına gidip burcu ile merve'yi beklemeye karar verdim. beraber yatacaklardı çünkü.. onlarla etraflıca bu göğüs meselesini konuşmalıydım. gittiğimde kapı kilitli değildi, girdim içeri. kapıyla 5 dakika kadar sohbet ettikten sonra merve ile burcu geldi. kevaşe merve abi ne işin var burda? çık diyor oç. bekle dedim burcu'ya bir şey sormam lazım. sor abi dedi burcu. ekrem hala kızgın mı bana? dedim. niye ki? dedi. ben ten kol saatini cinsel uzvuma taktığımdan beri bana hep ters davranıyordu dedim. yok abi seviyor seni dedi.. oç ekrem o imajı yaratmış ailesinde bilerek.. böyle şeytanlıkları vardır. asıl düşündüğünü son ana kadar söylemeyip, olayların istediği gibi şekillenmesini ister. açıkçası ekrem'den korkuyordum ve bu konuyu annem benim için çözmeliydi. gittim mutfağa annemi yanıma çağırdım. korkumu belli etmemek için konuya farklı yerden girerek okul filmi vardı taylan biraderlerin, sinem kobal oynuyordu. ne korkmuştuk değil mi? dedim. cevap vermiyor oç.. bak anne dedim bu ekrem beni üzüyor. garip hareketleri var deli gibi bir çocuk bu. ayrıca biliyorum ki benden kurtulmanın planlarını yapıyor, benden nefret ediyor dedim. saçmalama oğlum 8 yaşında çocuğun senle ne derdi olsun? diyor oç. ölsem gitsem umurlarında değilim.
not: ekrem okul filminden daha korkunç.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.06.25 17:28 griljedi (Tespit) Buz ve Ateşin Savaşı


"Dans et benimle…"
Hiç şüphe yok ki geleneksel anlatımlarda “hikaye” genelde iyi taraf ve kötü taraf şeklinde ikiye ayrılır ve bu ikisi arasındaki savaşın sonunda iyi olan taraf kazanır.
Epik Fantastiğin babası sayabileceğimiz Tolkien’in eseri tam da bunu yansıtır. Ondan sonrakiler de genelde bu tarz bir anlatımı tercih eder. Halk efsanelerinde anlatılan destanlar da temelde iyi-kötü savaşı üzerinden ilerler ki edebiyat da zaten bu efsanelerden etkilenerek böyle bir iskelet çizip, devamını getirmiştir.
Aslında bu iyi-kötü arasındaki savaş (bilhassa halk efsanelerindeki) insanın içindeki iyi-kötü tarafı temsil eder. İnsanlar güzel şeyler yapabilir ama aynı zamanda kötü şeyler de yapabilir. Eski insanların -günümüzde de yaygın- algısına göre insanlar ya beyaz ya siyahtır. Ya tamamen iyidir ya da tamamen kötüdür. (Bu görüş tam olarak yanlış sayılmaz ama tam olarak doğru da sayılmaz ama bu kısma ASOIAF’ta geleceğiz inşallah.)
Bu yüzden hikayelerde de iyi ve kötü insan savaşını görürüz yahut “kötü” tarafı oluşturan şey insanların tüm kötü özelliklerini üstlenmiş “yaratıklar” olabilir. Tolkien’de bu “ork” ve “goblin” türü canlılardı.

ASOIAF’ta İyi ve Kötü Kavramı

GRRM’in eseri Buz ve Ateşin Şarkısı “iyi-kötü” savaşından çok farklı değildir ama burada işler biraz farklılık gösteriyor.
Diğer hikayelerin yazarları temelde insanı “iyi ya da kötü” olarak görüyordu ama GRRM’in algısına göre insanlar ne tamamen iyidir ne de tamamen kötüdür; biz her ikisini içimizde taşıyan canlılarız.
Men are still capable of great heroism. But I don’t necessarily think there are heroes. That’s something that’s very much in my books: I believe in great characters. We’re all capable of doing great things, and of doing bad things. We have the angels and the demons inside of us, and our lives are a succession of choices…[Woodrow Wilson] was a racist who tried to end war. Now, does one cancel out the other? Well, they don’t cancel out the other. You can’t make him a hero or a villain. He was both. And we’re all both.
İnsanlar büyük kahramanlıklar yapmaya muktedir ama kahramanların illa ki var olması gerektiğini düşünmüyorum. Bu kitaplarında da olan bir şey; Ben harika - büyük karakterlere inanıyorum. Hepimiz harika şeyler yapmaya muktediriz ve aynı şekilde kötü şeyler yapmaya da. İçimizde şeytanlar ve melekler var… hayat seçimlerimizden ibaret. Woodrow Wilson, savaşı sonlandırmaya çalışan bir ırkçıydı. Şimdi biri diğerini silip atıyor mu? Hayır. Onu bir kahraman ya da kötü yapamazsınız. O ikisiydi. Ve biz de hem kötü hem iyiyiz.
“Stannis’ten daha iyi adamlar, daha kötü şeyler yaptılar.” Üstat Aemon Targaryen
ASOIAF tarihini ve bugünün okurken erkek-kadın demeden insanların yer yer iyi yer yer de kötü şeyler yaptığına tanık oluyoruz. Ebette ki bazı karakterler daha karanlık ve çok daha kötü şeyler yapabilirken bazı karakterler de çok daha aydınlık ve çoğu zaman iyi şeyler yapabiliyor. Yani “gri” karakterlerin en uç noktaları da seride mevcut ama bu, GRRM’in genel bakış açısını yansıtmasına asla engel olmuyor.
İlk kitaptan itibaren Jaime Lannister’a karşı genel bir nefret vardı, onun bakış açısından değil de Starkların bakış açısından kendisini okuduk ama ne zaman ki GRRM, Jaime POV’larına geçti, o zaman karakterin derinliklerine inip, özünde sandığımız kadar şeytani olmadığını; pişmanlıkları olduğunu, iyi şeyler yaptığını ama kötü şeyler yaptığını da gördük. Tabii olarak sempati geliştirdik hatta bazı okuyucular hayranı oldu.
Cersei Lannister temelde Starkların canına okuyan başat karakterlerden biri olarak “kötü” insan görünümünde olsa da onun POV’larına geçtiğimiz zaman da (Jaime kadar olmasa da) yaptıkları şeyi neden yaptığını, eğer onun yerinde olsaydık bazı şeyleri -muhtemelen- bizim de yapabileceğimiz gerçeği ile yüzleşiyoruz.
Dany Targaryen ilk POV’dan itbaren sempatik, şirin bir kız çocuğu olarak önümüze serildi. Çoğu okuyucu tarafından sevildi ama Essos’ta yaptığı yıkım ve katliam gerçeği bize bir karakterin iyi de olsa kötü şeyler yapmaya gayet muktedir olduğunu gösterdi.
Stark-Lannister Savaşı’na iki taraftan ve halkın gözüyle baktığımızda kahramanlar-katiller-tecavüzcülerin var olduğunu ve iki tarafın da halka zarar verdiğini gördük. Lakin kim diyebilir ki Starklar ve Lannisterlar tamamen kötü yahut iyi? Onlar hem iyi hem kötü. Her iki tarafın da savaşmak için kendi haklı sebepleri var.

Buz ve Ateşin Şarkısı Nedir?

GRRM’in ABD’li şair Robert Frost’un Buz ve Ateş şiirinden etkilendiğini biliyoruz. Nedir o şiir?
Kimi ateştir diyor dünyanın sonu,Kimi buz.Tattığım kadarıyla tutkuyuAteşi tutanlardan yanayım ben.Ama iki kez yok olacaksa dünya,Bilirim nefretin ne olduğunBuzla da yok olur bu dünya,Hem de nasıl yok olur,Diyecek kadar.
(Şiirin çözümlemesinde booksofthelord gündeliğinden yardım aldım. Zira şiir pek alanım değil.)
Ateş tutku iken buz nefret olarak ifade ediliyor ve dünyanın bu iki yoğun duygu ile yok olabileceğini/olacağını anlatmaya çalışmış.
Nitekim çok da yanlış değil; insanların hükmetme tutkusu yahut bir şeylere/kişilere olan nefreti sürekli olarak savaşlara ve açgözlülüğe neden olduğu için dünyanın gidişatı da pek iyi durumda değil. Sadece insanlığı değil doğayı da yok etme yolunda ilerliyoruz ve bunun altında yatan temel duygu olarak; nefret ve tutku/şehvet/arzuyu (desire) koyabiliriz. Diğer her şey de bu iki duygudan doğmakta.
Bunu asoiaf’a uyarlayacak olur isek ateşi temsil eden bir hane var; Targaryen. Hatta Valyria dönemi ejderha lordlarını da dahil edersek olaya; tarihten beri ateş temsilcileri bir şeylere hükmetme arzusu yüzünden yeryüzü/toplumları ateşe veriyor.
Misal Ghiscar İmparatorluğunu “kölelik düzenine” iten şeyin, Valyria’nın ejderha lordları olduğunu biliyoruz. Onun torunları ve kültürlerin temsilcisi olan Meeren gibi şehirlerde kölelik bu sebeple başladı ama aynı kişi/ler yüzünden bu sefer de yıkımla karşı karşıyalar. Daenerys Targaryen'ın Hikaye Gelişimi
Meeren’in temel ticareti “kölelik”; bu olmadan şehirde ticaret malı çok az ve bu da yoksulluğa sebep oluyor, açlığa sebep oluyor. Ghiscar’ı köle taciri yapan şeyler; Valyria ile olan savaşta yaşadıkları felaketlerdi.Galazza Galare, Merhamet Tapınağı’nda, “İnsanlarımı köle tacirlerine dönüştüren şey felaketlerdi,” demişti Dany’ye. Ve ben de, o köle tacirlerini tekrar insana dönüştürecek olan felaketim, diye yemin etmişti Dany kendi kendine.
Diğer yandan buz tarafını temsil eden kişi/ler de Ötekiler görünüyor(fazlası muhakkak var ama biz bariz görünenlere bakalım.). Onların tarafı hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz için kesin hüküm vermek güç olsa da şiire bakarak buz tarafının “nefret” duygusu ile hareket ettiğini düşünmek çok yanlış olmayacaktır. Bunun sebebini bilemiyoruz elbette ama bunun için bir çok kuram üretilebilir. Ötekilerin, Sur ötesinde önüne geleni acımadan öldürüp, ordusuna katarak ilerlediğini biliyoruz. Bu sıcak kanlı canlı türüne karşı bir sevgi beslemediği aşikar.
Özetle buz ve ateş, yakıp yıkarak ilerliyor ve ikisinin de amacı birbirini yok etmek gibi görünüyor.
Serinin ismi olan “şarkı” ve seri içinde sık sık tekrar eden “dans” mecazı da zaten savaşı ve ölümü ifade eden tabirler.(Su Dansı vb. gibi şeyler.)
Buz ve Ateşin aynı zamanda seride mecaz olarak ölüm ve yaşamın savaşı olduğuna dair de bir yazım var. Okumamış olanlar için; Buz ve Ateşin Şarkısı: "Mitler,Efsaneler ve Demonik Varlıklar" - 1 3 (Uzun Gece maddesini bakabilirsiniz. )

Tarafını Seç?

Kim iyi kim kötü? Kimin tarafında yer almak gerekir?Haneler ve kişiler arası olan savaşı geçtik, tamam. Hepimizin bir tarafı var. Peki, R’hllor ve Büyük Öteki Savaşına gelelim, yani buz ve ateşin savaşına. İyi kim, kötü kim?
Aslında buna cevap olarak bir üstteki yazılar yeterli diye düşünsem de GRRM’in hikayelere bakışını gözler önüne sermek daha somut bilgi olacak.
Much as I admire Tolkien, and I do admire Tolkien — he’s been a huge influence on me, and his Lord of the Rings is the mountain that leans over every other fantasy written since and shaped all of modern fantasy — there are things about it, the whole concept of the Dark Lord, and good guys battling bad guys, Good versus Evil, while brilliantly handled in Tolkien, in the hands of many Tolkien successors, it has become kind of a cartoon. We don’t need any more Dark Lords, we don’t need any more, “Here are the good guys, they’re in white, there are the bad guys, they’re in black. And also, they’re really ugly, the bad guys.”
"Tolkien’i takdir ediyorum ve hayranım… Onun üstümde büyük bir etkisi var ve onun Yüzüklerin Efendisi, o zamandan beri yazılan tüm fantezilerin üzerine eğilen ve tüm modern fantazileri şekillendiren bir dağdır. Onun hakkında şöyle bir şey var; tüm o Karanlık Lord fikri ve iyi adamlar kötü adamlarla savaşıyor; iyi ve kötünün savaşı… Tolkien bunu harika bir şekilde halletti ama bir çok Tolkien halefinin elinde de (bu iyi-kötü savaşı meselesi) çizgi film haline geldi. Artık Karanlık Lord’lara ihtiyacımız yok, artık ‘işte iyi adamlar, onlar beyaz ve kötü adamlar var, onlar da siyah. Ve ayrıca onlar gerçekten çirkin kötü adamlar.’ şeyine de ihtiyacımız kalmadı."
Bu ifadeleri biraz daha açmak gerekirse GRRM artık iyi-kötü adam savaşının anlatıldığı hikayelerden bunalmış ve değişikliğe gidilmesi gerektiğine inanıyor. Artık iyi adamların karşısına çıkartılacak kötü siyah çirkin adamlara ihtiyacımız yok. Bizim harika ve kötü işler yapabilecek insanların, birbiriyle olan hikayesine ihtiyacımız var. Çirkin ve uğursuz görülen bir cüceden geleneksel bir hikayede de kötülük bekleriz ama asoiaf’ta Tyrion gibi şekilsiz bir karakter hem iyi hem kötü şeyler yapabilen; okuyucunun sevgisini ve hayranlığını kazanmış bir karaktere dönüşür. Yahut Joffrey gibi çok güzel görünen bir karakterin de iğrenç işler yapan, kötülük beklediğimiz bir karaktere dönüşmesi… Hiç şüphe yok ki çok daha gerçekçi karakterlerle karşı karşıyayız. Zira kendi yaşantımızda tüm bunlarla karşılaşıyoruz.
Ruling is hard. This was maybe my answer to Tolkien, whom, as much as I admire him, I do quibble with. Lord of the Rings had a very medieval philosophy: that if the king was a good man, the land would prosper. We look at real history and it’s not that simple. Tolkien can say that Aragorn became king and reigned for a hundred years, and he was wise and good. But Tolkien doesn’t ask the question: What was Aragorn’s tax policy? Did he maintain a standing army? What did he do in times of flood and famine? And what about all these orcs? By the end of the war, Sauron is gone but all of the orcs aren’t gone – they’re in the mountains. Did Aragorn pursue a policy of systematic genocide and kill them? Even the little baby orcs, in their little orc cradles? The war that Tolkien wrote about was a war for the fate of civilization and the future of humanity, and that’s become the template. I’m not sure that it’s a good template, though. The Tolkien model led generations of fantasy writers to produce these endless series of dark lords and their evil minions who are all very ugly and wear black clothes. But the vast majority of wars throughout history are not like that.
" Karar vermek zor. Bu belki de ona hayran olduğum kadar kendimle başa çıkabildiğim şekilde Tolkien’e cevabımdı. Yüzüklerin Efendisi oldukça orta çağ tarzında bir felsefeye sahipti: Kral iyi bir insan ise, topraklar gelişirdi. Gerçek tarihe bakıyoruz ve o kadar basit olmadığını görüyoruz. Tolkien, Aragorn’in kral olduğunu ve yüz yıl boyunca hüküm sürdüğünü ve bilge ve iyiydi biri olduğunu söyleyebilir. Ancak Tolkien şu soruyu sormuyor: Aragorn’in vergi politikası neydi? Orduyu muhafaza edebildi mi? Sel ve kıtlık zamanlarında ne yaptı? Peki ya tüm bu orklar? Savaşın sonunda, Sauron gitti, ama tüm orklar gitmedi - dağlardalar. Aragorn sistematik soykırım politikası izleyip onları öldürdü mü? Küçük bebek orkları, küçük ork beşiklerinde bile? Tolkien’in yazdığı savaş, medeniyetin kaderi ve insanlığın geleceği için bir savaştı ve bu da şablon haline geldi. Yine de iyi bir şablon olduğundan emin değilim. Tolkien modeli, nesiller boyunca bitmek bilmeyen karanlık efendiler ve onların kötülüklerini yapan ve siyah kıyafetler giyen şeytan köleleri üreten fantezi yazarlarının üretilmesine öncülük etti. Ancak tarih boyunca savaşların büyük çoğunluğu böyle değildir."
Yine burada bir “karanlık lord” ve “kötü adam/taraf” konusunda bir eleştiri söz konusu var. Orklar kötü siyah adamlar ama bebekleri de öyle mi? Onları da öldürür müydünüz? Gerçek hayatta böyle mi yoksa savaşın iki tarafında da iyi kötü insanlar var mı? Yani ne olursa olsun savaşın iki yanı da tamamen iyi ve tamamen kötü değildir; şeytan hiç değildir.
Bu görüşten yola çıkarak ortada saf kötü ve saf iyi beklemek manasız oluyor. Bu yüzden ne R’hllor ne de Büyük Öteki tarafı için tamamen iyi veya tamamen kötü diyemeyiz. Haliyle “taraf” seçmek isteyenler de bu kararı kendi değer, beklenti ve arzularına göre yapmak zorunda kalacak. Ateşi tarafında olan insanlar gibi buzun tarafında olan insanlar ve haneler de olacak.
Buz ya da ateşin liderleri/şampiyonları sıradan halklatarafsızlar için bir kurtarıcı/kahraman olmayacak. Bir AA çıkıp, kötülükler efendisini yenip yeryüzüne aydınlık saçmayacak, iyilik saçmayacak. Aslında mantık kurarsak iki savaştan hangisi kazanırsa kazansın durum pek iç açıcı olamaz; bitmeyen yaz ve bitmeyen kış güzel kavramlar değil. Buz ve Ateşin Şarkısı "Şampiyonlar"
Bizim denge unsuruna ihtiyacımız var; iki tarafın savaşına son verip, barış yapacak birine. Tutku ve nefret ile hareket etmeyen, bu iki kötü duyguyu sonsuza kadar(en azından uzunca yıllar) bastırabilecek birine ihtiyacımız var. Asoiaf’ta barış ve sükunet ancak o zaman mümkün olabilir.
Ya siz ne düşünüyorsunuz?
Aslen burada yayımlandı.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.06.15 14:59 glutensizbeslenme Davetiye Yazım Örnekleri

Davetiye Yazım Örnekleri
Davetiye Yazım Örnekleri
Davetiyelerde en dikkat çekici noktalardan bir tanesi de yazım örnekleri olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle zarflarda bulunan ve davetlilerin isimlerinin yazıldığı kısımlarının davetiye yazım örnekleri incelemesi yapılarak hazırlanması şık bir tasarıma sebep olacaktır. El ile kaligrafi tarzında yazılan bu modellerin yanında bilgisayar üzerinde baskılı olarak çıkan modeller de bulunacaktır. Özellikle davetiye üzerinde davetlilerin isminin olması, davetlileri önemsediğinizi gösterir. Bu sayede önemsendiğini hisseden kişi davete katılmayı ister. El ile yazıldığında herkesin el yazısı güzel olmadığından dolayı bazen kötü bir görünüme sebep olan bu yazıların kaligrafi tarzından özel yazma tekniklerini bilinen kişilerce hazırlanması daha estetik bir görünüme sebep olacaktır.

https://preview.redd.it/i11c2ontn2551.jpg?width=500&format=pjpg&auto=webp&s=4928179a6db2227e93fd042299ea72ca7a13b076
Kaynak : http://yenifikirmatbaa.com/thabedavetiye-yazim-ornekleri-1
submitted by glutensizbeslenme to u/glutensizbeslenme [link] [comments]


2020.05.27 23:44 gunerkan Montessori Yöntemi ile Çocuk Odası

Montessori Yöntemi ile Çocuk Odası

Montessori Yöntemi ile Çocuk Odası
Montessori yöntemi ile çocuk odası düzenlemeleri son zamanların en çok talep gören projeler arasında yer almaktadır. Çünkü montessori yöntemi demek bir çocuğun kendi kendine yetebilmesi dolaysısı ile de öz güvenini kazanması demektir. Bu şekilde büyüyen çocukların yetişkinlik dönemlerinde kendini insanı daha çok seven kimseye pek ihtiyacı olmayan her işini yapabilen bir birey olabildiklerinden özgüvenli yetişkinler olmaktadır.
Montesseri yöntemi ile çocuk odası döşemeleri bu tarzda planlamalar hem mobilyacılardan hem de bu konuda uzman olan kişilerden yardım istemesi ile çocuk odası şekillenmektedir. Bir çocuğun kendi alanında kendi odasında kendi yaşına boyuna kilosuna el kol becerilerine en uygun deneyimleri kazanması bu deneyimlerle tek başına mücadele vermesi onu hayata her şeye karşı çok daha dirençli çok daha savaşçı yılmayan bir birey yapabilecektir. Günlük hayatın getirdiklerini tabi ki yaşına göre çok daha kolay halledebilecek ve anne ve babaya çok daha az ihtiyaç duyacaktır.
Montessori yöntemi ile çocuk odası nasıl mı düzenlenir? Öncelikle şunu bilmek gerekir ki çocuğu ailenin sağlığını asla etkilemeyen ahşap malzemeler kullanılmaktadır. Oda için alınacak her parça çocuğun yapabilecekleri boyu posu her şeyi düşünülerek tasarlanmalıdır. Yani, bu nasıl olmalı?Örneğin sahip oldukları oyuncakları, kitapları vb her şeyini belli bir düzen içinde tutabilmesi için çoğunlukla yapılan rafların çocukların boyu düşünülerek yapılmalıdır. İstediği zaman aldığı ve işi bittiğinde yerine koyduğu boyutta olması anneye babaya ya da başka bir kimseye ihtiyacı olmadan karşılayabiliyor olması öz güvenini arttıracaktır.
Montessori yöntemi ile çocuk odası için yapılabilecek bir başka planlamam gardırobunu da çocuğun boyu hesaplanarak tasarlanmalıdır. Böylelikle ihtiyaç duyduğu kıyafetini alabilecek ya da yerine koyabilecektir. Bunun yanında çocuklara uygun masa ve sandalyelere ne demeli? Oldukça da güzel olan bu takımlar da yine çocuklara göre tasarlanmış model ve boyutlarla en ideal çocuk odası eşyaları arasına girmektedir. İşte tüm bunlarla birlikte çocuk odası çok karmaşık olmayan, çocuğun kafasını çok karıştırmayan bir şekilde düzenlenmelidir. Bunun için de gereksiz kalabalıklar yerli yersiz eşyalardan da uzak durulmalıdır.
submitted by gunerkan to u/gunerkan [link] [comments]


2020.05.18 17:13 dugunmasraflari 2020 Düğün Davetiyesi Modelleri

2020 Davetiye Modelleri

Düğünlerin en şık habercisi olan davetiyeler birbirinden farklı modellerde bulunmakta olup her çift kendi tarzına, mekanına ve zevkine göre seçim yapmaktadır. Davetiye seçimi düğün hazırlıkları arasında küçük bir detay gibi görünse de oldukça önemli bir yere sahiptir. Birbirinden güzel ve şık düğün davetiyesi modelleri arasından kendilerine uygun modeli seçmeye çalışan gelin ve damat adayları bir hayli zorlanmaktadır. Davetiye seçimi için önem verilmesi gereken kriterler arasında düğünün konsepti, mekanı ve yapılacağı mevsim de önemli olmaktadır. Ayrıca seçim sırasında fiyatların da değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Daha basit davetiye modelleri daha uygun fiyatlarda bulunabilirken, gösterişli ya da belirli bir konsepte göre hazırlanan özel modeller daha pahalı olmaktadır.
Tasarımcılar günümüzde hazırladıkları davetiye modellerini klasik bir zarf ile sunmak yerine düğünün konseptine uygun zarflar eşliğinde hazırlamakta ve hatta çiftlerin isteğine göre özel tasarımlar da yapmaktadırlar. Örneğin sonbahar düğün davetiyesi modelleri için genellikle turuncu ve kızıl tonlar tercih edilmekte olup bahar aylarında ise genellikle pembe ve tonları seçilmektedir. Ayrıca davetiye ve zarf renklerinin birbirine zıt renklerde olması ile de dikkat çekici bir hava verilmektedir. Gelin ve damat adaylarının düğün temasını belirlemesi ile özel süslemeler ve küçük detaylar da ilave edilen davetiyeler çok şık ve güzel bir görünüme sahip olmaktadır.

Lüks Davetiye Modelleri

Çiftler için başlangıçta düğün davetiyesi seçimi kolay bir iş gibi görünse de işin içine girildiğinde pek de küçük bir ayrıntı olmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü her çift hayatlarını birleştirecekleri bu özel günün habercisi olan davetiyenin kendisine özel olmasını ve onları yansıtmasını istemektedir. Durum böyle olunca da düğün davetiyesi modelleri arasından seçim yapmak o kadar da basit bir iş olmamaktadır. Davetiye modelleri her çiftin zevkine göre lüks ve gösterişli, romantik ya da ilginç özel tasarımlar şeklinde bulunabilmektedir. Lüks davetiye modelleri gösterişi seven adaylar tarafından tercih edilmekte olup asil duruşu ve şık süslemeleri ile dikkat çekmektedir.
Lüks davetiye modellerinde kullanılan ve çok yakışan püskül detayı davetiyeye görsel olarak bir şıklık katmaktadır. Püskül detayı kullanmak istemeyenler için tasarlanan diğer bir davetiye modeli ise şık bir karton kutu içerisinde hem davetiye hem de düğün hatırası olabilecek küçük bir süs eşyası ve düğün çikolatası konarak hazırlanmaktadır. Ayrıca rengarenk kurdeleler ile yapılan fiyonk figürleri de lüks düğün davetiyelerine estetik bir duruş vermektedir. Yalı veya saray gibi yerlerde yapılacak olan düğünler için eskitme ya da saman kağıttan dantel desenleri ve boncuk süslemeleri kullanılarak hazırlanan düğün davetiye modelleri de oldukça gösterişli olup en çok tercih edilen modeller arasında yer almaktadır.
submitted by dugunmasraflari to u/dugunmasraflari [link] [comments]


2020.04.01 21:15 bariscsknr Adı Olmayan Bir Kitabın İlk Sayfaları

‘Hadi kalk !’ demişti. Günlerden Pazartesiydi. Soğuk, bu kış gelmemiş, kendini Mart ayında göstermişti. İnanmazsınız belki ama yağmur dahi yağmayan kış mevsiminden sonra, Mart ayında İstanbul’a kar yağmıştı. Bu durum belki sizi çok şaşırtmamış olabilir dostlarım ama beni gerçekten şaşırtmıştı. Mart ayında hala mont giyip, bere, atkı, eldiven üçlüsüyle takılıyordum ki bu durum çok hoşuma gidiyordu. İçime bir huzur veriyordu.
Dün bütün gece aşağılık bir arkadaşın, aşağılık bir evinde pineklemiştim. Hani eskiden sizin için canını vermeye hazırmış gibi davranan ama tek derdi sizi ütmek olan pislikler olur ya, bu da onlardan biriydi. İnsan, böylelerini hiç tanımasa da olurdu ancak bir kere tanımış oldum. Maalesef hepimiz bu tipleri tanımak zorundaydık. Bu, hayatın bize oynadığı bir oyundu. Yıllar sonra ziyaretine gittiğimde, sen de nereden çıktın diye bana bakışı, başta canımı baya sıkmıştı ancak şimdi düşününce, insanları rahatsız eden bu varlığım, bir an olsun beni keyiflendirmişti.
‘Hadi kalk’ demişti. İşe gitmesi gerekiyordu. İyi bir işte çalışıyordu, dolgun bir maaşı vardı ve hayat standartını da dolgun maaşına göre belirlemişti. Eskiden, yokluğun karizmatik olduğu zamanlarda, paspal hallerimiz ve salaş yaşamlarımız, bizler için bir gurur kaynağıyken, bugün bu aşağılık herif, yaşam standardını yükseltmeyi, yaşamının tam ortasına koymuştu. Dolgun bir maaşı vardı ve ona göre, bir arabası, gözlüğü, kirada oturduğu evi, gömleği, televizyonu, kitaplığı, dergileri, kemeri, parfümü, jölesi, kravatı, donu, çarşafı, yastık kılıfı, tabak takımı veya yemek takımı, mutfak takımı, banyo takımı, yatak takımı, ayakkabı takımı, perde takımı, tıraş takımı ve daha birçok ıvır zıvırı vardı dostlarım. Telefonu vardı ki bu telefon bir aylık maaşına bedel bir telefondu. Eskiler para biriktirip ev alma derdine düşerken, bizim andaval parasını biriktirip bu son model cep telefonunu almıştı ve onu her fırsatta göstermekten çok büyük bir haz duyuyordu. Sigarası Marlboro’ydı ki ben bu yavşağın kaçak sigara içtiği zamanları biliyordum ve şuna da eminim ki dostlarım, bu yavşak o zamanlar halinden baya gurur duyuyordu.
‘Hadi kalk!’ demişti. Kalkayım ancak neden kalkayım? Dün işe gideceğini söylerken, istersen kalabilirsin gibi bir teklifte bulunmuştu ve benim rahatsız edici varlığım bu teklifi hemen kabul etmişti. ‘Yarın işe gitmek zorundayım, ondan bu gece fazla takılamayacağım ama istersen burada kal, sabah da kahvaltını yapıp öyle gidersin’ demişti. İnsanlar kendileri evde yokken, misafirlerin evde kalmasını hiç sevmezler ama her zaman bu durumdan rahatsız değillermiş gibi davranırlar. Modern olmanın ahlaki kuralları bunu gerektiriyordu çünkü. Bu andavalın rahatsız oluşunu görüyor olsam, o yokken evde kalmayı, evinin tam orta yerine sıçmayı, her şeyi kırıp dökmeyi ve en çok da tam düzen mutfağının bütün duvarlarına işemeyi çok isterdim dostlarım fakat tahmin edebilirsiniz ki bu evde kalmak bana da çok büyük bir rahatsızlık veriyordu. Bundan dolayı onun, o yalancı teklifini reddettim. ‘Gece neden orada kaldın o zaman?’ diye soracak olursanız da evim çok uzakta ve gecenin o saatinde, o kadar yolu çekebilecek bir insan hiç olamadım kardeşlerim.
‘Hadi kalk’ demişti. Kalkayım ama neden kalkayım? Yapacak hiçbir işim yoktu. Belki çalıştığım kafeye gidebilirdim. Bu kafede haftanın bazı günleri çalışıyordum ancak bugün o günlerden biri değildi. Aslında bu kafede pek çalıştığım gün de yoktu. Kafama eserse uğrayıp bir iki zehir içiyordum ve o gün para kazanıldıysa kendime harçlık alıyordum. Ancak o kafenin para kazandığını genelde kimse görmemiştir. Evet, bu konuda ciddiyim. Kafeyi işleten gencin mahalledeki herkese borcu vardı. Tam bir üçkâğıtçıydı. Ama hakkını yemeyelim, beni hiçbir zaman keklemedi. En azından iş konusunda. Yoksa kafeye getirdiğim bir-iki kız arkadaşıma asıldığına şahit oldum. Ancak kızlar da ona asılmışlardı. Bu duruma objektif bakarsak dostlarım, her iki tarafın da uygun gördüğü bir davranış beni rahatsız etti diye onları suçlayamayız. Gel gelelim insanların değer yargıları değersizleştirmekten öteye gidemiyorsa, benim de öyle davranmam gerekirdi. Yanımda gelen kızı patronumun düdüklemesine, modern ahlaki kurallar doğrultusunda, her iki tarafı da değersiz görüp, patronumun kız arkadaşımı düdüklemesine ses çıkarmadım, çünkü insani erdem bunu gerektirirdi ve yaptığım da tam olarak buydu sevgili kardeşlerim.
‘Hadi kalk!’ demişti. Kalk dostum uyan. Çekil git başımdan! İnsanlar her gün aynı şeyi yaparlarsa, bunun adı düzen oluyordu. Ve bu bizim aşağılık, tam bir düzen manyağıydı. Sabah olup işe gitmeyi, öğlen takıldığı yerlerden birinde bir şeyler yemeyi ve bir kadeh şarap içmeyi kendinde marifet görüyordu. Akşamları spor, salıları sinema, perşembeleri tiyatro, cumaları dostlarla tek atmak, düzenli seks hayatı, düzenli aşk hayatı, düzenli iş hayatı ve de düzenli düzenli hayatı. Evet, bizim aşağılık için bunlar, hayatın tam karşılığıydı. Eğer her sabah uyanıp işe giderseniz ve her akşam o işten arda kalan zamanınızda hayatınızı yaşarsanız, bu sizin hayatınız oluyordu ve bu iyi bir şeydi. Tüm bu düzen zırvalarını, bir bütün olarak hayatınızın tam merkezine koyduysanız da bu sefer de toplumda bir birey oluyordunuz dostlarım. Diğer türlü başıboş, bir aylak oluyordunuz kardeşlerim ve ben tam olarak buydum. Başıboş bir aylak.
‘Hadi kalk!’ demişti. Kalkayım ama neden kalkayım? Bir ara işe uğrayabilirim. Şimdi oraya gitsem kimse sen de nerden çıktın demezdi. Çünkü dostlarım hiç kimse bedavaya çalışacak birini reddetmez. Bir çıkayım evden, bir çay falan içerim. Midem de çok kötü, hiçbir şey istemiyor canım. Ama bu aşağılık herife de daha fazla dayanamayacağım. Diğer aşağılığı mı arasam. O salaktan da hiç hazzetmiyorum. Gerçi eminim o da benden çok hoşlanıyor değildir. Senin parfüm kokuna sıçayım. Lanet olsun neden geldim ki buraya. Bu salakla ben ne paylaştım o zamanlar. Bana üç fatura borcu var ancak dün bira ısmarlarken sanki canını istiyormuşum gibi davrandı. Seni bit yeniği, donsuz gezindiğin zamanları bilirim, bir kravat taktın da adam mı oldun. Evet oldun. Ben ise olamadım. Olsun. Bizim de adam olduğumuz yerler var. Mesela çalıştığım kafe, patronum bana kanka der ki kendisi benden yaşça çok büyüktür. Sana patronun ne der. Onu getir, şunu götür der. Ben patronumla oturup zehir içerim. Sen ise patronunun karşısında oturup bir bardak su bile içemezsin. Lanet olsun tüm bunlar yalan biliyorum. Ama seni böyle düşünmek beni mutlu ediyor.
Ah seni gidi düzen soytarısı seni. Sinekkaydı tıraş olursun işte böyle her sabah. Bak bana her tarafım kıllı. O taraflarım bile kıllı. Sabah sabah tıraş olma enerjisini, insan nereden buluyor. Ayrıca uyumaya çalışıyorum ve sen dangalak, yaptığın gürültünün farkında bile değilsin. Bir sigara mı içsem. Midem çok kötü. Kalk hadi. Sesin beynimde çınlıyor. Kalk hadi. Kalkmak veya kalkmamak işte bütün mesele bu kardeşlerim. Boş versene sen kalk, ben uyuyacağım. Kalk hadi seni aşağılık, daha derse yetişmelisin ve mutfakta bekleyen onlarca bulaşık var. Ayrıca müşteriler çoktan gelmiş ve patronun bir haftadan beri senden bir rapor bekliyor ve bu hafta belki de sana nöbet yazacaklar ve dosyalar işte tam olarak masanın üstünde ve öğretmenin ödevi de öylece duruyor. Kalk ve annene yakışır bir evlat ol çocuğum, kalk ve baban seninle gurur duysun. Kalk hadi sevgilin bekler, kalk ekmek al, kalk çay demle, kalk çamaşırları yıka, kalk faturaları öde, kalk hadi kalk, aşağılık pislik seni, kalk. Kalktım işte aşağılık piç kuruları, lanet olasıcalar, bakın işte kalktım.
Kaktım ve o aşağılığı, düzenli evinde rahat rahat hazırlanabilmesi için rahat bırakarak evden çıktım. İstanbul’da gün daha yeni başlıyordu. Karlı sokaklar arasında ne yapacağımı düşünerek yürüdüm. Hasanpaşa’dan Rıhtıma doğru bir yol uzanıyordu ve romanlarda geçen romantik yollara hiç benzemiyordu. Araba gürültüleri arasından ve bir yerlere yetişmeye çalışan insanlar arasından ve dükkânlarını yeni açan ve tek dertleri para kazanmak olan esnafların arasından ve trafik ışıklarının arasından ve kardan eser kalmayıp çamurlaşmış yolların arasından ve lanet olan bu düzenin arasından yürüyerek, düşünmeye çalıştım. Ne yapabilirim? Günlerden Pazartesiydi ve herkes tam takır hayatına devam ederken ben, tüm hayatım boyunca sorup ve cevap bulamadığım o soruyu yine kendime sormaktaydım. Ne yapabilirim? İnsan hayatının, bir şeyler yapabilmek için oldukça kısa olduğunu düşündüm. Her şeyi değiştirmek için, insan ömrünün çok kısa olduğunu düşündüm. Peki, bunca insan ne için bu kadar çabalıyordu, neyi düzeltmeye çalışıyorlardı, bunları düşündüm. Bütün amellerimiz neydi, düşündüm. Düşünmek de benim amelim olmalıydı. Bunu da düşündüm.
Çocuklarını okula yetiştirmeye çalışan, lüks arabalı, canti adamlar, çıtır karılar gördüm ve onların tohumu olan çocuklarını gördüm. Çok çok eskiden, paspallığımın hoş görüldüğü zamanlarda bir kız arkadaşım vardı ve bana çocuk yapmak istediğini söylemişti. Ben ise bu isteğine gülmüştüm. Şimdi düşününce o kızdan çok iyi bir ebeveyn olurdu. Ben olur muydum, bilmiyorum fakat düşündüm ki o kızdan bir çocuğum olsaydı güzel olurdu gibi hissettim. Ancak tahmin ediyorum, evliliğimiz çok uzun sürmezdi ki şu düzen denilen saçmalık, maalesef bana hiç gitmiyordu kardeşlerim. O, çocuğa çok iyi bakardı buna eminim. Ancak çocuk herhalde en sonunda it, kopuk bir şey olurdu ki bundan gurur duyardım sanırım. Tüm bu düşünceler arasında rıhtıma geldim. Saat 7’e yaklaşmıştı. Vapurla karşıya geçip, Eminönü’nden Galata’ya, oradan da Tünel’e doğru yol alırım diye düşündüm. En mantıklı olanı buydu. Vapur birazdan yanaşır diye düşündüm. Vapur yanaştı. İtişe kakışa vapura bindik, toplum olarak. Aşağılık olma durumu, toplumda içselleşmişti kardeşlerim. Bunu düşündüm. Bir afetten kaçan insanlar gibi birbirimizi ezerek, ittirerek, sona kalan dona kalır çocukluğuyla ki yaptığımız davranış, içinde çocukça bir neşe barındırmıyordu, tam tersine hayvanca bir içgüdüyle vapura bindik. Açıklığa oturdum ve bir sigara sardım. Marlboro içen aşağılığın tam tersine, ben hala kaçak sigara içmekteydim. Vapur hareket etti. Vapurla beraber martılar da ilk rızklarını almak için harekete geçtiler. Soğuk bir İstanbul günüydü ve rüzgâr kardeşlerim gerçekten suratımı kesiyordu. Toplum bütün sıradanlığıyla ve heyecandan uzak bir şekilde vapurun kapalı alanında yolculuğu sürdürmeyi tercih etmişti. Evet, bir tek salak bendim kardeşlerim. Martılar için bu durum çok üzücüydü ki bende onların işini görebilecek en ufak bir katık yoktu. Sigaramı yakmak bu rüzgârda baya zor olsa da bunu başardım. Deniz, efsanelerde anlatılanlar gibi gürlüyordu ve ben de o efsanelerdeki tanrılar gibi bir duruş sergileyip, içerde, sıcakta oturan topluma, rolümü tam takır oynuyordum. Bir martı olmak ister miydim onu düşündüm. Sonra martıların çok vahşi hayvanlar olduğunu düşündüm. En sonunda kararımı kargada kıldım. Bir karga olarak yola devam ettim. Sigaramı tüttürmeye çalışırken fark ettim ki rüzgar sigaramın yarısını benden önce içip bitirmişti. O soğuk, yüzü kesen aşağılık rüzgar tüm bedenime yaşadığımı hissettiriyordu. Tam her şey güzel derken birden etrafta dolaşan o aptal statüko, ete kemiğe bürünmüş şekilde karşımda durdu ve efsanevi repliği söyledi ‘burada sigara içmek yasak’. Canım sıkılmıştı. Ona sigaramın birazdan biteceğini, böyle bir havada sigara içmenin çok zor olduğunu ve sigara içmek için gösterdiğim çabayı taktir etmesini, ayrıca sigaramın yarısını da rüzgarın içtiğini ve tüm bunları söylerken sigaramdan bir fırt çekmek için ağzıma götürdüğümde, sigaramın yanan kısmını, alçak rüzgarın uçurduğunu fark ettim ve statüko mutlu ve ukala bir şekilde yanımdan ayrıldı.
Vapur karaya yaklaşmıştı. Martılar ise benden umudunu çoktan kesmişti. Dünü düşündüm. Yine böyle aylak aylak gezinirken ve ne yapmak istediğimi ararken, o aşağılık aklıma geldi. Elimi takozuma götürdüm ve onu aradım. Akşam müsait olabileceğini söyledi ancak dışarıda olamazmış, çünkü yarın işi varmış, çok uzun takılamayacağını da söyledi ama yine de sen bilirsin dedi, gelmek istiyorsan gel dedi. Evet kardeşlerim, bu aşağılık benimle buluşmak için çok can atar bir halde değildi, bunu ben de anladım. Ancak onu rahatsız etme fırsatını kaçıramazdım. En son, bir yıl önce gördüğüm bu aşağılık, üniversite zamanlarında ev arkadaşımdı. Çok yokluklar çektiğimiz zamanlarda, babalarımız, aslında sadece benim babam bize destek olmuştu ve bu aşağılık bu destekleme faaliyetinden sonuna kadar yararlanıyordu. Yanımda kaldı, kira ödemedi, fatura ödemedi, alışveriş yapmadı, bir tas yemek ısıtmadı ve börekler açmadı bana kardeşlerim. Buna rağmen her ay yatan kredisiyle de Taksimlerde takılmaktan geri de durmadı kardeşlerim. Evet, kahramanınız bir tavuk, kardeşlerim. Yolmak için birebir kardeşlerim. Dün evine gittiğimde beni gördüğüne sevinmiş gibi yaptı, hâlbuki rahatsız olduğu, biber gibi kızaran yanaklarından belli oluyordu.
Vapur karaya yanaşmıştı. İnsanlar aynı hayvansal içgüdülerle vapurdan indi, arkalarından ben indim. Çok acelesi olan bu toplum parçası, hep birlikte yavaş yavaş dağılarak kalabalığa karıştılar. Ben ise tek başıma yürüdüm ve kalabalık, ancak dışarıdan bakabildiğim, benden uzakta bir yerlerdeydi. Kabataş’tan Galata’ya çıkan yokuşa vurdum kendimi. ‘Aç mısın?’ diye sordu. ‘Dışarıda yemiştim, teşekkürler’ diye cevapladım soruyu. ‘Eee ne yapıyorsun, nasıl gidiyor hayat?’ Bir anlamsız soru daha diye düşünmüştüm o an. ‘Ne olsun, hiçbir şey yapmıyorum. Bildiğin gibi, hala aynı devam ediyorum’ dedim ve ekledim ‘Ama gördüğüme göre sen baya değişmişsin’. Son söylediğimden rahatsız olmuştu. Fakat kardeşlerim bu çok uzun sürmedi. Bu tipler kendilerini sorgulamaktan kaçarlar ve doğruya ulaştıklarında, o doğrunun doğruluğunu kendi iç dünyalarında çürütüp yerlerine yeni doğrular koyarlar ve buna derler ki hayat. Evet kardeşlerim, bu hayat. Bir ton zırva şeyler anlattı, işinden bahsetti, hayatından bahsetti, hayatın zorluklarından, paranın azlığından, her şeyin pahalılığından, -en samimiyetsiz şekilde- geçmişten, gelecekten, şimdiden bahsetti kardeşlerim. Hep kendinden bahsetti. Ben ise sadece dinledim. Çünkü bahsedeceğim hiçbir şey yoktu. Oturdum ve ilgimi çekiyormuş gibi yaparak ama bunda pek de başarılı olmayarak –anlattığı şeylerin ilgimi çekmediğini anlamasını istedim- oturdum, dinledim. Aşağılığın, dünyanın kendisi etrafında döndüğünü sandığını görerek dinledim. Hep anlattı, anlattıkça rahatsız oldu, rahatsız oldukça anlattı. Tüm sohbet boyunca haklı olmak istedi, bir yerden beni yakalamak istedi ama başaramadı kardeşlerim. Anlattığı zırvalar insanın dert etmemesi gereken şeylerdi. Nitekim her insan, aynı sorunları yaşıyordu ve bu sorunlar benim için özel, konuşulmaya değer şeyler değildi. Havanın soğukluğundan şikâyet etmek, soğuğun güzelliklerini görmezden gelmekti. Ayrıca soğuk anca birileri dışarıda donuyorsa konuşulmaya değerdi. Aşırı derece kombinin yandığı evden çıkıp, işe giderken üşümek, bu modern çağın aptalca dert zırvalarından biriydi. Durumlarımız iyiydi kardeşlerim. Hepimiz çok iyidik. Ama kötü olan bir şey vardı ki o şey her şeyi kötü yapıyordu. İşte bu çocuğu da o şey kötü yaptı diye düşündüm.
Yürüdüm. Bir hatun iniyordu sarmaşık merdivenden. Bu merdivenin adı ne acaba diye düşündüm. Çünkü bu merdivenin tarihi bir yanı olduğu apaçık ortadaydı. Bir ismi olmalıydı ama ben bilmiyordum. Bundan dolayı sarmaşık merdiven diyordum. Bu merdiveni ben yapsaydım adını sarmaşık koyardım diye düşündüm. Merdivene yaklaştım sağa doğru, hatun sola geçti. Lanet olsun sana da güzel kadın. Ne olur merdivenlerde karşılaşsaydık. Ah insanlar diye düşündüm. Bütün olasılıklar mümkünken, sadece olmaması için olasılıkları düzenliyoruz diye düşündüm. Halbuki olmak üzerine bir olasılık yapsak, ulaşmak istediğimiz bütün olasılıklar, mümkün olabilirdi.
Dün bahsini kapattım kafamda. Kediler gördüm artık. Miyavlayan, mırlayan kediler. Onu mu arasam diye düşündüm, korktum o an. Daha erken dedim, umut doğdu içime. Lanet olsun bana da, onu arayacağım belli oldu. Yürümeye devam ettim ve tekrar düşündüm korkarak. Korku büyüdü ve büyüdü.
submitted by bariscsknr to u/bariscsknr [link] [comments]


2020.03.27 04:56 uruntanitimi Iwc Eta Saat

Iwc Eta Saat ile dikkatleri üzerinize toplamanız mümkün oluyor. Gerçeğinden hiçbir farkı olmayan saatlerin her bütçe için uygun olan farklı türleri mevcut. Özellikle değişik bir tasarım sayesinde sınırları zorlamak isteyen kişiler için güzel tercihler yapılabilir. Bunu sadece watchesboss.com ile gerçeğe dönüştürebilirsiniz.
IwcEtaSaat Özellikleri ve Modelleri
· Iwc Eta Saat gerçek modeller baz alınarak tasarlanmıştır.
· Yani tüm mekanizma ve çalışma sistemi aynıdır.
· Bunun yanı sıra farklı birçok özelliği de söz konusudur.
· Tek bir modeli yoktur.
· İç kısmında çok ilgi çekici renkler kullanılmıştır. Bunların başında siyah geliyor.
· Beyaz ise en fazla tercih edilenlerinin arasında yer almakta. Bunun yanı sıra sarı ve lacivert gibi opsiyonlar da mevcut.
· Kordon kısmını ikiye ayırmak mümkün.
· Bunların bir kısmında tamamen deri olanlar tercih edilmekte. Aynı zamanda metal kordonlu saatler de mevcut.
· Orijinal gibi olan ürünlerin uygun fiyatları var.
· Hiçbir şekilde su geçirmemeleri ise en dikkat çekici yanları.
Iwc Eta Saat çok makul olan fiyatlar üzerinden satışa sunulmuş durumda. Bu durum birçok kişi için elbette avantaj. Satın alabilmek için ilk olarak bir üyelik alınmalıdır. Hesap açma işleminin başarılı bir biçimde yapılmasının ardından buradan hemen saat seçin ve ödemeyi dilerseniz online ya da kapıda tamamlayın. Kargo için para ödenmez. Böylelikle düşük miktarlı bir para üzerinden ürünü almış olursunuz.
submitted by uruntanitimi to u/uruntanitimi [link] [comments]


2020.03.27 04:46 tasarim Cartier Eta Saat

Cartier Eta Saat artık çok pahalı değil. Çünkü ilgili markanın en güzel modelleri, başarılı bir replika sayesinde aslına uygun olarak dizayn edildi. Bundan dolayı fiyatı çok pahalı değil. Üstelik ürünün en popüler tüm modelleri de sitede yer almakta. Bu noktada watchesboss.com sitesinde online şekilde alışveriş gerçekleştirebilirsiniz.
CartierEtaSaat Model ve Türleri
· Cartier Eta Saat şıklık ve zarafetin diğer adı olarak biliniyor.
· Bu markanın en popüler birçok modelini çok ucuz fiyatlar üzerinden hemen satın alabilirsiniz.
· Bunun için siteye erişim yeterli.
· Burada yuvarlak olarak tasarlanmış olan saat çeşitleri var. Son derece zarif.
· Aynı zamanda kare ve dikdörtgen gibi sınırların dışına çıkmış olan ürünleri de unutmamak gerekiyor.
· Bunların içinden istediğiniz gibi seçim gerçekleştirebilirsiniz.
· Saat kordonlarının farklı türleri söz konusu.
· Metal bunlardan birisi. Hatta çelik ve çok uzun yıllara meydan okuyabilecek kapasiteye sahip olanlar da var.
· Aynı zamanda deriden imal edilmiş olanları görmekteyiz.
· Yani istediğiniz ürünü hemen satın alabilirsiniz.
Cartier Eta Saat gibi son derece şık ve başarılı modellere sahip olan markanın saatlerini çok kısa sürede satın almanız mümkün. Bunun için siteden seçim yapabilirsiniz. Orijinalinden mekanizma olarak hiçbir farkı bulunmayan saatlerin fiyatları çok pahalı değil. Sürekli yapılan indirimler sayesinde daha ucuz bir meblağ üzerinden saatin sahibi olabilirsiniz. Kargo ücreti de yok.
submitted by tasarim to u/tasarim [link] [comments]


2020.03.24 15:30 bodrummytransfer Yalıkavak Transfer

Yalıkavak Transfer
Yalıkavak Transfer Son yıllarda turizmin parlayan yıldızı olarak dikkat çekmeye başlayan Yalıkavak, her yıl binlerce turistin uğrak mekânlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Gelen ziyaretçileri için bünyesinde apart, pansiyon ve otel gibi çok sayıda konaklama imkânı barındıran bu güzel belde, eğlenmek isteyenler için son derece avantajlı bir tatil mekânıdır. Muhakkak görmeniz gereken yerlerden biri olan bu şehri gezmek istediğinizde Yalıkavak transfer hizmetleri emrinize amade bir şekilde bekliyor olacaklardır. Eşsiz eğlence mekânlarında sınırsız eğlence imkânını kaçırmamak için Yalıkavak ekonomik transfer hizmeti, sizi istediğiniz yere hızlı bir şekilde ulaştıracaktır. Çağrı merkezimizi arayarak bizimle iletişime geçebilir ve transfer hizmetine dair gerekli detayları öğrenebilirsiniz. Dilerseniz internet sitemiz üzerinden Yalıkavak online transfer işlemi sayesinde de bizimle iletişime geçebilirsiniz.Yalıkavak Ekonomik Transfer Özel Fiyatlar siz değerli müşterilerini gitmek istediğiniz yere son derece uygun bir fiyatla, güvenli bir şekilde bırakacaktır. İstediğiniz aracı seçmekte özgürsünüz.
Bodrum Yalıkavak Transfer https://www.bodrummytransfer.com/yalikavak-transfe
Tamamen kendi ihtiyaç ve isteklerinize göre seçeceğiniz son model araçlarla, dilediğiniz her mekâna rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Yalıkavak transfer hizmetlerinde kullanılmakta olan bütün araçlar son modeldir. Hem lüks araçlarla hem de uygun fiyatlarla yolculuk yapmak için tek yapmanız gereken Yalıkavak transfer hizmetleri ile iletişime geçerek rezervasyon yaptırmak. Yalıkavak Transfer Rezervasyon yaptırdığınız takdirde transfer hizmetinde yetkililer vermiş olduğunuz adrese en kısa sürede tercih ettiğiniz araç yollayacaklardır.Yalıkavak Vip Transfer Online Hizmetler Merkezi Yalıkavak firmaları transfer ile özel şoförlü vito kiralama hizmetinden yararlanabilirsiniz. Son derece dikkatli ve profesyonel şoförlerimiz sizi gitmek istediğiniz her yere lüks araçlar sayesinde güvenli ve konforlu bir şekilde ulaştırırlar.Yalıkavak’ta vermiş olduğumuz yalıkavak transfer hizmetimizde her yolcunun İhtiyacınıza göre seçeceği son model araçlarımız mevcuttur. Yalıkavak Transfer hizmetimizden yararlanmak için tek yapmanız gereken bizimle irtibata geçmek. Dilerseniz internet sitemizde dilerseniz de telefon numaramızda bizimle iletişime geçebilir ve siz değerli müşterilerimize Yalıkavak’ta vermiş oluşumuz transfer hizmetinden faydalanabilirsiniz.Yalıkavak Havaalanı Vip Transfer ile nerede olursanız olun, bulunduğunuz adresi yetkililere bildirdiğiniz takdirde adresinize araç gönderme işlemi anında gerçekleşecektir. Firmamızın transfer hizmetinden yararlanmak isteyen yolcularımızın iletişime geçmeleri yeterlidir. Yolcularımız Milas Bodrum havaalanına indikleri anda firmamız transfer hizmeti için hazırda bekliyor olacaklardır. Yalıkavak Transfer hizmetimizden yararlanmak için tek yapmanız gereken bizimle irtibata geçmek. Dilerseniz internet sitemizde dilerseniz de telefon numaramızda bizimle iletişime geçebilir ve siz değerli müşterilerimize Yalıkavak’ta vermiş oluşumuz transfer hizmetinden faydalanabilirsiniz.Yalıkavak Havaalanı Vip Transfer ile nerede olursanız olun, bulunduğunuz adresi yetkililere bildirdiğiniz takdirde adresinize araç gönderme işlemi anında gerçekleşecektir. Firmamızın transfer hizmetinden yararlanmak isteyen yolcularımızın iletişime geçmeleri yeterlidir. Yolcularımız Milas Bodrum havaalanına indikleri anda firmamız transfer hizmeti için hazırda bekliyor olacaklardır. Yalıkavak Transfer hizmetimizden yararlanmak için tek yapmanız gereken bizimle irtibata geçmek. Dilerseniz internet sitemizde dilerseniz de telefon numaramızda bizimle iletişime geçebilir ve siz değerli müşterilerimize Yalıkavak’ta vermiş oluşumuz transfer hizmetinden faydalanabilirsiniz.Yalıkavak Havaalanı Vip Transfer ile nerede olursanız olun, bulunduğunuz adresi yetkililere bildirdiğiniz takdirde adresinize araç gönderme işlemi anında gerçekleşecektir. Firmamızın transfer hizmetinden yararlanmak isteyen yolcularımızın iletişime geçmeleri yeterlidir. Yolcularımız Milas Bodrum havaalanına indikleri anda firmamız transfer hizmeti için hazırda bekliyor olacaklardır. Dilerseniz internet sitemizde dilerseniz de telefon numaramızda bizimle iletişime geçebilir ve siz değerli müşterilerimize Yalıkavak’ta vermiş oluşumuz transfer hizmetinden faydalanabilirsiniz.Yalıkavak Havaalanı Vip Transfer ile nerede olursanız olun, bulunduğunuz adresi yetkililere bildirdiğiniz takdirde adresinize araç gönderme işlemi anında gerçekleşecektir. Firmamızın transfer hizmetinden yararlanmak isteyen yolcularımızın iletişime geçmeleri yeterlidir. Yolcularımız Milas Bodrum havaalanına indikleri anda firmamız transfer hizmeti için hazırda bekliyor olacaklardır. Dilerseniz internet sitemizde dilerseniz de telefon numaramızda bizimle iletişime geçebilir ve siz değerli müşterilerimize Yalıkavak’ta vermiş oluşumuz transfer hizmetinden faydalanabilirsiniz.Yalıkavak Havaalanı Vip Transfer ile nerede olursanız olun, bulunduğunuz adresi yetkililere bildirdiğiniz takdirde adresinize araç gönderme işlemi anında gerçekleşecektir. Firmamızın transfer hizmetinden yararlanmak isteyen yolcularımızın iletişime geçmeleri yeterlidir. Yolcularımız Milas Bodrum havaalanına indikleri anda firmamız transfer hizmeti için hazırda bekliyor olacaklardır. Firmamızın transfer hizmetinden yararlanmak isteyen yolcularımızın iletişime geçmeleri yeterlidir. Yolcularımız Milas Bodrum havaalanına indikleri anda firmamız transfer hizmeti için hazırda bekliyor olacaklardır. Firmamızın transfer hizmetinden yararlanmak isteyen yolcularımızın iletişime geçmeleri yeterlidir. Yolcularımız Milas Bodrum havaalanına indikleri anda firmamız transfer hizmeti için hazırda bekliyor olacaklardır.
Bodrum Havalimanı Yalıkavak Transfer
Yalıkavak Havaalanı transfer hizmeti ile müşterilerimiz hiç vakit kaybetmeden, havaalanının çıkış kapısında bekleyen araçlarına bindikleri andan itibaren tatillerine başlayacaklardır. Ylaıkavak Transfer hizmetimizden yararlanan yolcularımızı Yalıkavak’ta görmek isteyecekleri bütün mekânlara güvenli bir şekilde ulaştırıyoruz. Yalıkavak Transfer Çok sayıda gezilecek ve görülecek mekâna sahip olan bu güzide beldeyi gezmek için vakit kaybetmeden bizimle iletişime geçin, güvenilir ve bir o kadar da konforlu transfer hizmetimizden yararlanmanın keyfini çıkarın. Yalıkavak transfer hizmetleri ile yolcularımız diledikleri her yere hem hızlı hem de güvenilir bir şekilde ulaşım sağlayabilirler. Bodrum Yalıkavak Havalimanı TransferHizmetlerimiz içerisinde müşterilerimiz için tahsis edilmiş özel araç hizmetleri mevcuttur. Yalıkavak transfer Eşsiz tatil mekânlarından biri olan Yalıkavak’a gelen yolcularımız için sunmuş olduğumuz transfer hizmetinde araçlarımız müşteriyi istediği her yere götürüyor. Üstelik Yalıkavak fiyatları transfer oldukça uygun. Online Yalıkavak Havalimanı Vip Transfer Her bütçeye hitap eden son model araçlarımız ile oldukça Yalıkavak’ta oldukça kaliteli bir transfer hizmeti vermekteyiz.Yalıkavak Ucuz Transfer Bodrum’un en çok turist çeken tatil beldelerinden biri olan Yalıkavak, birbirinden farklı eğlence mekânları ile ziyaretçilerini bekliyor. Bu güzel beldede hiçbir şekilde ulaşım sıkıntı çekmemeniz için Yalıkavak transfer hizmetimizle siz kıymetli müşterilerimizi dilediğiniz yere ulaştırıyoruz. Sitemizde yer alan iletişim numaramızı tuşlayarak bizimle irtibat kurduğunuz takdirde transfer hizmetimize dair merak ettiğiniz her türlü bilgi müşteri temsilcimiz tarafından sizlere aktarılacaktır. #yalıkavaktransfer #bodrumyalıkavaktransfer #yalıkavakviptransfer
submitted by bodrummytransfer to u/bodrummytransfer [link] [comments]


2020.03.24 15:21 bodrummytransfer Ören Transfer

Ören Transfer
Ören Transfer Bodrumun tüm güzelliklerini rahatlıkla gezebilmeniz ve ilçelerinden dört bir köşesine ulaşım sağlayabilmeniz için tüm kaliteli anlayışı ile Ören transfer yanınızda. Ören ekonomik transfer hizmetlerinden yararlanabilir ve ulaşımı hem hesaplı hem de konforlu hale getirebilirsiniz. Ören transfer hizmetlerinden faydalanabilmeniz için sitemizi inceleyebilir ve ihtiyacınız doğrultusunda uygun olan aracı seçebilirsiniz. Ören online transfer hizmetinden yararlanabilir ve hem merak ettiğiniz soruların yanıtlarını alabilirsiniz hem de araç ve hizmetlerimiz konusunda detaylı bilgi alabilirsiniz. 7/24 online olarak hizmet vermekte olan sistemimiz sayesinde her an firmamıza ulaşım sağlayabilirsiniz ve bu sistemle rezervasyon işlemlerinizi de gerçekleştirebilirsiniz.
https://www.bodrummytransfer.com/oren-transfe
Bodrum Havalimanı Ören Transfer Ören’in ucuz transfer hizmetlerinden yaralanırken hizmet kalitesi konusunda aklınıza olumsuz hiç bir şey gelmesin. Çünkü biz müşterilerimizin hizmet kalitesinden yoksun kalmadan ve aynı zamanda da bütçelerini sarsmadan kolaylıkla ulaşım sağlamaları için çalışıyoruz. Uzun yılların da verdiği deneyim ve tecrübe sayesinde başarımız pekişmiştir. Firmamız adına en dikkat çekici olan özellik ve bizi diğer firmaların üzerine taşıyan ayrıntı Ören fiyatlarının transferin altında kalıyor olmasıdır. Alacak olduğunuz hizmet kalitesi ödeyeceğiniz bedelin çok üstünde bir kademededir Ören Transferin bu ayrıcalıklı hizmetinden yararlanmak sizinde hakkınız.
Ören Transfer alanında en iyi olmasının başlıca nedeni elbette müşteri memnuniyeti ile kanıtlanmıştır. Lükse önem verenler için son model Mercedes araçlarımızla dikkatleri üzerinize çekebilirsiniz. Taksi hizmet sistemi ile transferiniz gerçekleştirilmektedir. Kalabalık bir aileyiz ama lüks bir hizmet almayı tercih ederim diyenlerdenseniz ise Mercedes’in Vip araçları ile Ören Sprinter transfer hizmetlerinizi 16 kişiye kadar alabilirsiniz. Firmamız için hizmette sınır bulunmamaktadır. Ören transfer hizmetlerinden yararlandığınızda kendinizi çok özel hissederek yolculuk yapacaksınız. Firmamız size kendinizi özel hissettirmekten memnuniyet duymaktadır.
Havalimanı vip Ören Transfer ayrıcalıkları bitmek bilmiyor. Sizlerde bu ayrıcalıklardan yararlanarak Ören Vip Transfer hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz. Son model ve bakımlı araçlarımızın konforunu yaşamak artık sizin elinizdedir. Bulunduğunuz adresi önceden bildirmeniz yeterli olacaktır. Kaç kişi olursanız olun her kişi sayısına uygun VİP araçlarımız mevcuttur.Önceden yapacağınız rezervasyonlarda; kişi sayısı, kimlik bilginiz, havaalanından hangi bölgeye gitmek istediğiniz ve hizmet almak istediğiniz gün gibi bilgileri vermeniz yeterli olacaktır. Havaalanından birbirinden güzel tüm ilçeleri ve civarına ulaşım sağlamaktayız. Yapacağınız yolculuk boyunda doğa harikası bu bölgenin etrafını izleyerek ve yaptığınız uçak yolculuğunun yorgunluğunu üzerinizden atarak rahatlayabilirsiniz. Araç seçimini tamamen siz değerli müşterilerimizin tercihlerine bırakmaktayız. Mercedes Vito ve Mercedes model diğer araçlarımızın yanı sıra, Vip araçlarımız, Midibüs ve Vip araçlarımızdan biri ile güzel bir yolculuğa hazır olun.
Ören Transfer Konusunda ki Başarısını Hızlı Bir Şekilde Büyütmeye Devam Etmektedir Transfer hizmetlerinin kolaylığını en çok bu hizmetten yararlananlar bilmektedir. Çünkü o rahatlığın keyfini çıkarmışlardır. Herhangi bir adres aramak zorunda kalmadan direk gitmek istediğiniz otel, pansiyon ve konaklama alanına ulaşımınız sağlanır. Üstelik yapmış olacağınız yolculuktan sonra tekrar bir araç kiralama veya temin etme derdiniz olmaksızın firmamız sayesinde bu teferruatlardan kurtulabilirsiniz. Sizde Ören transfer hizmetinin kolaylığına erişenlerden olmak istiyorsanız, sitemiz üzerinden ihtiyacınız olan aracı seçip rezervasyonlarınızı gerçekleştirmelisiniz. Her bütçeye uygun ve aynı zamanda hakkınız olan kaliteli hizmeti alarak ulaşımınızı sağlayabilirsiniz.Bunun yanı sıra özel olarak ağırlamak istediğiniz misafirlerinizi de bu hizmetten yararlanarak karşılayıp güzel bir jest yapabilirsiniz.
submitted by bodrummytransfer to u/bodrummytransfer [link] [comments]


2020.03.24 15:21 bodrummytransfer Ortakent Transfer

Ortakent Transfer
Ortakent transfer şirketi olarak kendimize müşteri memnuniyeti hedefli çalışmayı prensip edindik. Bu neden ile transfer yaptığımız araçların günümüzde üretilen en son modellerden olmasına ve gerekli olan konfora sahip olmasına dikkat etmekteyiz. Bu araçları kullanan şoförler ise işlerinde uzman güler yüzlü olup yabancı dil bilen kişilerden seçilmektedir. Bünyemizde çalışan personeller ile uzun yıllardan beri çalışmaktayız. Bunun en önemli sebebi ise daha verimli ve iyi hizmet vermektir. Ortakent transfer Çalışma arkadaşlarımızı özenle seçmekteyiz. Ortakent transfer Firma olarak birçok alternatif ile transfer işlemi gerçekleştirirken araç kiralama gibi hizmetlerde sunmaktayız. Yolculuk ve transfer gibi ihtiyaçlar için çözüm odaklı çalışıp her türlü ihtiyaç ve talebi karşılamaktayız.
Bodrum Ortakent Transferhttps://www.bodrummytransfer.com/ortakent-transfe
Ortakent transfer şirketimiz hizmet veren firma olarak kulanmış olduğumuz araçların konforlu ve şık olmasının yanı sıra sağlıklı ve sorunsuz olmasına özen göstermekteyiz. Çünkü biz bizi tercih eden müşterilerimize sorunsuz transfer hizmeti sözü vermekteyiz. Transfer için bizi tercih edenlerin gitmek istedikleri yere sorunsuz bir şekilde ulaşabilmelerini sağlamaktayız. İlk olarak farklı bir şehre gidildiğinde ulaşılmak istenilen adrese gitmek zor olabilir. Ortakent transfer İnsanların çoğu tatile gittikleri zaman bir an önce rahat bir şekilde tatil yapacakları yere ulaşmak isterler. Zaten bu en doğal haklarıdır. Fakat bu işlem için en güzel seçenek transfer işlemidir. Valizler ile taksiye mi binsek, otobüs geçiyor mu acaba nasıl gideriz sorularının yanı sıra bir de o valizleri taşımak tatile kötü bir başlangıç olacaktır.Ortakent Vip Transfer Biz ise vermiş olduğumuz transfer hizmeti sayesinde şehre ilk adımı attığınız andan itibaren valizlerinizi alarak sizlere sunmuş olduğumuz araçlar ile konforlu ve hızlı ulaşım sağlamaktayız.
Bodrum Havalimanı Ortakent Transfer
Tatile güzel bir başlangıç yapabilmeniz adına tatil tadında transfer hizmeti vermekteyiz. Firma olarak müşterilerimize Online Ortakent transfer merkezi ile üstün hizmet vermekten gurur duyuyoruz. Bizim için en önemli olan müşterilerimize vermiş olduğumuz hizmetten sonra onların bizim için yapmış olduğu olumlu yorumlar ve düşüncelerdir. Firmamızın güçlü olabilmesini etkileyen en önemli etkendir. Ortakent transfer Kaliteli ve hızlı transferin tek adresi biziz. Ortakent havalimanı transfer firması olarak araç kullanmak istemeyip araç kiralayacak olanlar için özel şoför ayarlamaktayız. Bu sayede istediğiniz yere rahatlık ile gidebilirsiniz. Kiralamış olduğumuz araçlar en son model olup bütün muayeneleri ve sigortaları düzenli olarak yapılmaktadır. Firmamız yılın her mevsimi 24 saat hizmet vermektedir. Ortakent transfer Araç kiralamak için firmamıza gelmenize gerek yok. Kiralamak istediğiniz aracı ve bulunduğunuz adresi vermeniz halinde biz size istediğiniz aracı getiriyoruz. Daha sonra bulunduğunuz yerden aracı tekrar alarak sizi yormadan kaliteli hizmet vermekteyiz. Siz yorulmayın biz size hizmet verelim. Kaliteli ve güvenli ulaşımı en iyi hizmet kalitesi ile vermekteyiz. Ortakent transfer Bizi istediğiniz her arayarak ihtiyacınızı giderebilirsiniz. #ortakenttransfer #ortakenthavaalanıtransfer
submitted by bodrummytransfer to u/bodrummytransfer [link] [comments]


2020.03.24 15:15 bodrummytransfer Kadıkalesi Transfer

Kadıkalesi Transfer
Kadıkalesi Transfer Güzel denizi, eğlenceli plajları ve birbirinden lüks otelleri ile tatilcilerin gözde mekânlarından biri olan Kadıkalesi, her yıl özellikle de yaz aylarında binlerce turistin uğrak mekânlarından biri haline gelmiş durumda. Bu güzide bölgede tatil yapmak isteyenler için Kadıkalesi transfer firması olarak, ulaşım hizmeti vermekteyiz. Araç filomuzda yer alan son model, bakımlı ve bir o kadar da konforlu araçlarımız ile birlikte Kadıkalesi’nde dilediğiniz her yere rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz.Kadıkalesi ucuz transfer hizmetimizden yararlanmak için tek yapmanız gereken bizimle iletişime geçmektir. Transfer firmamıza 7 gün 24 saat boyunca ulaşabilirsiniz. İster web sitemiz üzerinden online olarak, isterseniz de çağrı merkezimizi arayarak bizimle irtibata geçebilirsiniz.
https://www.bodrummytransfer.com/kadikalesi-transfe
Bodrum Havaalanı Kadıkalesi Transfer Milas Bodrum Havalimanı arasında konforlu bir transfer hizmeti almanın en doğru adresi Kadıkalesi Vıp transfer hizmetleridir. Bodrum Milas havalimanına giriş yaptığınız andan itibaren transfer ekibimiz sizin için gerekli ulaşım imkânını hizmetinize sunacaktır. Kaliteli, güvenilir ve ekonomik transfer hizmeti sunmak için profesyonel ve alanında uzman şoförlerimiz daima sizin için hazırda bekliyor olacaklardır. Kadıkalesi transfer ekibimiz ile ekonomik, kaliteli ve konforlu ulaşım imkânı fırsatından yararlanmak için vakit kaybetmeden bizimle iletişime geçin. Havalimanına gelmeden önce bizimle iletişime geçtiğiniz takdirde, siz değerli müşterilerimizde havalimanına giriş yaptığında, aracınız kapıda hazır bir şekilde bekliyor olacaktır.
Kadıkalesi Havalimanı Vip Transfer Havalimanı ile Kadıkalesi şehir merkezi arasındaki mesafe 60 km olup, Kadıkalesi binek transfer ekibimizin profesyonel şoförleri sizi istediğiniz yere yaklaşık 1 saat içerisinde ulaştıracaklardır. İstediğiniz tarihte ve istediğiniz yerde son model araçlarımız hazır bir şekilde sizi bekliyor olacaktır. Bu kaçınılmaz konforlu ve bir o kadar da hızlı ulaşım hizmetinden yararlanmak için vakit kaybetmeden Kadıkalesi transfer firmamız ile bir an önce irtibata geçin. Kadıkalesi ekonomik transfer firması olarak müşterilerimize, Kadıkalesi’nden havalimanına, havalimanından Kadıkalesi’ne uygun fiyatlı ulaşım imkânı sunuyoruz. Bunun yanı sıra tatil köyü, pansiyon ve otel adreslerine de son derece uygun fiyatlarla ulaşım hizmeti vermekteyiz.
Kadıkalesi Merkezi Transfer Fiyatları Kadıkalesi’nde yapacağınız transferlerde hizmetinize sunmuş olduğumuz son model araçlar ve her biri birbirinden deneyimli şoförlerimizle, konforlu bir ulaşım yapmanız için her türlü imkânı sağlıyoruz. Kadıkalesi transfer olarak, siz değerli müşterilerimize bizi tercih ettiğiniz için asla pişman olmayacağınız garantisini veriyoruz. Kadıkalesi’nde güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeniz için gerekli olan bütün imkânları Kadıkalesi şirketleri transfer ekibi olarak sizin için sağlıyoruz. Kadıkalesi Transfer İhtiyacınız olan her türlü araca firmamızın araç filosundan kolay bir şekilde erişim sağlayabilirsiniz. Firmamızda hem kişi sayınıza göre hem de ihtiyaçlarınıza göre her türlü araç mevcuttur. Özellikle de ailece seyahat edecek olan konuklarımız için Kadıkalesi midibüs transfer hizmeti vermekteyiz. Ailenizin kaç kişi olduğu hiç fark etmez. Araç filomuzda yer alan Vıp minibüs, Vıp Midibüs, Vip Sedan araç ve Vip otobüs seçeneklerimiz arasından dilediğinizi tercih etmekte özgürsünüz.
Kadıkalesi özel transfer hizmetinin birinci sınıf ulaşım hizmetinden yararlanmak için vakit kaybetmeden bizimle iletişime geçin. Kişiye özel olarak tahsis ettiğimiz araçlar ile konuklarımızın bölgede son derece rahat bir şekilde ulaşım yapmalarına imkân tanıyoruz. Kadıkalesi’nde ulaşım yapmanın en kolay ve bir o kadar da ekonomik yolu olan Kadıkalesi transfer hizmetlerinde, dilediğiniz yere seyahat etmekte özgürsünüz. Siz değerli müşterilerimize, havalimanından otellere, otellerden plajlara, merkezden havalimanına ve havalimanından merkeze olmak üzere her yere ulaşım imkânı sağlıyoruz. Bizi tercih ettiğiniz için son derece memnun kalacaksınız. Rezervasyon için Bodrum Transfer anasayfa arama formunu doldurmanız yeterli
submitted by bodrummytransfer to u/bodrummytransfer [link] [comments]


2020.03.24 15:11 bodrummytransfer Güvercinlik Transfer

Güvercinlik Transfer
Güvercinlik transfer hizmetlerimiz her ayrıntıya uygun şekilde derlenmiştir. Gereksinimlerinizi önemseyerek bu hususlara odaklanılmış hizmet anlayışımız ile transfer hizmetleriniz için gerekli tüm çalışmalarımızı yapmış durumdayız. Bir köşesinden diğer bir köşesine buram buram tarih kokan ve her bir bölgesi ayrıca gezilip vakit harcanması gereken bu güzel ilçemizin tadını çıkarmak istiyorsanız vaktinizi araç kullanmaya harcamamalısınız. Bu anlamda size doğru hizmet verebilmek için son model ve bakımlı transfer araçlarımız hizmetinize sunulmak üzere bekletilmektedir. Güvercinlik transfer Tüm araçlarımızın teknik bakımları yapılmış olup, hepsinin sigorta ve kasko kapsamında güvence altında ki araçlar olduklarını bilmenizi isteriz. https://www.bodrummytransfer.com/guvercinlik-transfe
Bodrum Güvercinlik Transfer
Bu güvenceyi sağlayıp önemsememizdeki gaye ise elbette sizin güvenliğinizdir.Bodrum Vip Güvercinlik transfer hizmetimiz siz değerli müşterilerimizin tüm ihtiyaçları gözetilerek planlanmıştır. Her şeyden önce tüm araçlarımız yeni modeldirler. Önceden yapacak olduğunuz rezervasyonlarınızda bulunduğunuz bölgeden alınarak dilediğiniz bölgeye bırakılırsınız. Yine istediğiniz zamanlarda bulunduğunuz noktalardan alınarak dilediğiniz bölgeye geri bırakılırsınız. Araçlarımız il merkezi ve tüm ilçelerine hizmet vermektedir. Transfer firmamız bünyesinde alacağınız hizmetten memnuniyet duyacağınızdan eminiz. Güvercinlik Havalimanı Vip Transfer ayrıcalığını alacağınız hizmetin her saniyesinde fark edeceksinizdir. Size hizmet verirken kendimizi sizin yerinize koyarak düşünüyor ve bu doğrultuda çalışıyoruz.
Bodrum Güvercinlik Vip Transfer
Amacımız her şeyden önce kaliteli bir hizmet anlayışı ile ulaşımınızı sağlamaktır. Ulaşım sonrasında yeniden bizi tercih etmeniz de verdiğimiz bu hizmetin kalitesinin ölçütüdür. Bu sebeple kendimize olan güvenimiz tamdır. Can sağlığınızı ön planda tutarak hizmet vermekteyiz. Güvercinlik transfer Birçok transfer firmasına göre her anlamda farklı olduğumuzun farkındayız. Gerek araç modellerimiz, gerek personelimizin deneyimi ve gerekse hizmet anlayışımız ile kendimizi tüm farkımızla ortaya koyabiliriz. Siz ve sevdiklerinizin güvenle transferlerinin sağlanması veya gelecek olan misafirlerinizin kaliteli bir şekilde karşılanıp belirlenen adrese ulaşımlarının sağlanması için bizi tercih etmeniz yeterli olacaktır. Güvercinlik Havaalanı Transfer firması kalite, güven ve can sağlığı mantığını fazlası ile benimseyip başarı elde etmiş bir firmadır. Bu şekilde hizmet vermeye devam edeceğimizden ve çoğaltarak kaliteyi en üst düzeye çıkaracağımızdan emin olabilirsiniz.
Bodrum Güvercinlik Havaalanı Transfer
Güvercinlik transfer Öncelikle vaktinde ulaşım için önceden rezervasyon yaptırmanızı öneririz. Gerekli tüm bilgilerinizi doğru şekilde verdikten sonra, Güvercinlik ulaşımınız veya Güvercinlikten Şehir merkezi havaalanına ya da nere isterseniz oraya transferlerinizin sorunsuz bir şekilde yapılabildiğinden emin olunuz. Güvercinlik transfer İstediğiniz büyüklükte araçlarımız mevcuttur. İster tek başınıza olun ister ailece transfer ihtiyacınız olsun. Her koşulda ihtiyacınıza uygun araçlarımız mevcuttur. Güvercinlik transfer Ayrıca birden fazla transfer aracı da talep edebilirsiniz. Özel misafirleriniz veya daha şık karşılamalar isterseniz transfer araçlarımızdan ViP araçlarımızı talep edebilirsiniz. Her koşulda konforunuzun sağladığımızı bilmenizi isteriz. Ekstra bir ayrıcalık isterseniz ViP araçlarımız ile ekstra konforun tadını siz veya misafirleriniz çıkarabilirler. Bizim için öncelik sizin memnuniyetinizden doğacak olan huzurdur. Güvercinlik transfer Huzurlu ve güven içinde transfer yolculuklarınızda her zaman yanınızda olmaktan gurur duyarız. #güvercinliktransfer #güvercinlikhavalimanıtranfer
submitted by bodrummytransfer to u/bodrummytransfer [link] [comments]


2020.03.24 15:10 bodrummytransfer Gümüşlük Transfer

Gümüşlük Transfer
Gümüşlük Transfer tatile giderken kalacağım otele, pansiyona, eve nasıl ulaşırım sıkıntısı çekiyorsanız Gümüşlük Transfer size yardımcı olmaktan mutluluk duyuyor. Bodrum’da hava alanından ineceğim ama Gümüşlük’e nasıl ulaşacağım, başka bir ulaşım aracı kullansam nasıl olur, yol tarifi alsam mı gibi sorunlar her yıl tatile çıkan insanları yıpratıyor. Gelin sizi bütün bunları düşünmekten kurtaralım. Bodrum Milas hava alanına indiğiniz anda gelip sizi özel bir araçla karşılayalım ve kalacağınız otele kadar götürelim. Seyahat ederken zaman kaybetmekten, ulaşımı düşünmekten kurtulun ve Gümüşlük’teki doğal güzelliklerle iç içe rahat bir tatilin tadına varın.Bodrum Gümüşlük Transfer Türkiye’nin en iyi transfer firması Gümüşlük Transfer Ekonomik Fiyatlar hizmetleri; Bodrum Milas hava alanından sizi aracımızla alıp Gümüşlük’te dilediğiniz lokasyona götürmek ve aynı şekilde tatilinizi sonlandırdığınızda sizi Gümüşlük’te nereden isterseniz alıp tekrar hava alanına bırakmak gibi özel araç hizmetleridir. https://www.bodrummytransfer.com/gumusluk-transfe
Bodrum Gümüşlük Transfer
Bodrum’un en güzel yerlerinden biri olan Gümüşlük’e tatile mi geliyorsunuz? İlk yapmanız gereken web sitesimizden ya da 0 252 313 66 69 numarasından bize ulaşarak hangi saat ve tarihte hava alanına ineceğinizi bildirmek. Böylelikle tatile çıkmadan Gümüşlük’te sizi alacak lüks ve konforlu aracınız ayarlanmış olacak. Gümüşlük Transfer Rezervasyon yaptırmak için bize 7 gün 24 saat ulaşabilir, her türlü dilek ve şikayetlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Size sunduğumuz hizmetlerin de 7 gün 24 saat devam ettiğini unutmayın.Gümüşlük Vip Transfer Normal şartlar altında Bodrum Milas hava alanından Gümüşlük’e ulaşmak için önce Bodrum otogarına gitmeniz oradan da Gümüşlük’e giden dolmuşlara binmeniz gerekli. Kendinizi rahatlatmak için çıktığınız bir tatilde hava alanından sonra otele ulaşmak için elinizde valizlerle 2 araç daha değiştirmek tahmin edersiniz ki en son isteyeceğiniz şey. Gümüşlük Transfer Bu durum tatili bir dinlence yerine işkenceye dönüştürebilir. Gümüşlük transfer sizi istediğiniz yerden alıp, istediğiniz yere bırakarak çok rahat bir tatil için ayrıcalıklar sunuyor.
Bodrum Havaalanı Gümüşlük Transfer
Size son model özel şoförlü araçlar gönderiyoruz, yol sürenizi kısaltıyoruz, üstelik bunları Türkiye’deki transfer firmalarının ortalama ücretlerinin altındaki fiyatlarla yapıyoruz.Gümüşlük Havalimanı Vip TransferGümüşlük Havalimanı Vip Transfer Gümüşlük Havalimanı Vip Transfer Merkezi Türkiye’deki en güvenilir ve kaliteli transfer firmalarından biridir. Sizleri gerek hava alanından gerekse konaklama yerinizden aldırdığımız araçların tamamının bakımları düzenli olarak yapılmakta olup, seyahatinizde size deneyimli şoförler eşlik etmektedir. Gümüşlük Transfer Aynı zamanda kullandığımız bütün araçlar son model ve üstün düzeyde konforludur. Siz uçak yolculuğunun yorgunluğunu üstünüzden atarken biz sizi konaklama muhitinize götürmüş olacağız. Ayrıca hizmetlerimizde otele ya da pansiyona bırakmak gibi bir sınır da yok. Sizi Gümüşkük’de istediğiniz her lokalizasyonda bırakıp, her lokalizasyondan da alabiliriz. Gümüşlük havaalanı transfer sizlere daha kaliteli ve rahat bir tatil yaşatabilmek için büyük bir özveriyle çalışıyor. Tatil planınızı yaparken bize de rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Gümüşlük’te keyifli bir tatilin tadını çıkarın. #gümüşlüktransfer #gümüşlükhavaalanıtransfer
submitted by bodrummytransfer to u/bodrummytransfer [link] [comments]


2020.03.24 15:09 bodrummytransfer Gümbet Transfer

Gümbet Transfer
Gümbet transfer firması olarak Gümbetin bütün her yerine hızlı ve güvenli ulaşım sağlamaktayız. Firmamız en son model araçlar ve donanımlı personel ile kaliteli hizmet vermekteyiz. Araçlarımızın içlerini özel olarak dizayn etmekteyiz. Transfer işlemleri için bizi tercih eden müşterilerimizin yolculukları esnasında her türlü konforu ve hizmeti sağlamaktayız. Bütün müşterilerimizi almış olduğu hizmette en kaliteli ve son teknoloji ile üretilmiş konforlu araçlar kullanmaktayız. Gümbet Transfer Bunun yanı sıra yine konforlu ve son model araçlar ile ekonomik ulaşım hizmeti sağlamaktayız. Ekonomik ulaşım isteyen müşterilerimize de konforlu ve güven ile ulaşım hizmeti vermekteyiz. Bunun yanı sıra özel indirimli ve kampanyalı transfer ve kiralama hizmetleri vermekteyiz. Araç kiralama hizmetleri arasında şoförlü araç kiralama da bulunmaktadır. https://www.bodrummytransfer.com/gumbet-transfe
Bodrum Gümbet Transfer
Bodrum Gümbet transfer hizmetleri denildiği zaman akıllara ilk olarak firmamız gelmektedir. Bunu ise sağlamış olduğumuz üstün ve başarılı hizmete borçluyuz. İlk kurulduğumuz günden itibaren en iyi ve güvenilir hizmetleri verebilmenin ayrı gururunu yaşamaktayız. Bizim önceliğimiz müşteri memnuniyeti ve en konforlu ulaşımı en güvenilir şekilde sağlayabilmektir. Firmamız özellik ile ulaşım sağlar iken seçenekler sunmaktadır. Gümbet Transfer Bu seçenekler arasında ekonomik transfer, VİP transfer, standart transfer, çoklu transfer gibi birçok alternatifler bulunmaktadır. Bu alternatifleri özellikle her türlü bütçeye sahip olabilecek kişiler için yapmaktayız. Bu sayede her isteyen kolaylık ile bizim kaliteli ve güvenilir transfer işlemlerimizden yararlanabilecektir.
Bodrum Gümbet Vip Transfer Fiyatları
Bodrum Gümbet Vip Transfer Firmamız Gümbet transfer fiyatlarımız rekabetçi fiyatlardır yanı sıra oto kiralama hizmeti de vermektedir. Araçlarımız birbirinden kaliteli ve güzel araçlardır. Yolculuk esnasında herhangi bir sorun çıkmaması ve aksiliklere mahal vermemek adına araçların muayeneleri ve sigortaları yapılmaktadır. Bunun yanı sıra bizi tercih eden müşterilerimiz ile de ileride herhangi bir sorun çıkmaması adına sözleşme yapmaktayız. Gümbet Transfer Bizi aramanız halinde istediğiniz adrese gelerek hizmet vermekteyiz. Gümbet Transfer Ulaşım ve transfer işlemleri için firmamıza gelmenize gerek yok. İstenile adrese araç götürülür ve istenilen adresten yolcu alınarak transfer işlemleri yapılır. Bizi aradığınızda tek yapmanız gereken iletişim numaranızı ve transfer istediğiniz günü, saati ve adresi eksiksiz olarak doğru bir şekilde vermeniz yeterli olacaktır. Bu sayede hiçbir sorun yaşamadan en hızlı ve güvenilir bir şekilde tatil yapar gibi bir ulaşım hizmeti verilmektedir. #gümbettransfer #gumbethavaalanıtransfer
Bodrum Gümbet Havalimanı Transfer
Gümbet transfer firması olarak vermiş olduğumuz kaliteli ve güvenli hizmeti donanımımızın gücü ile sağlamaktayız. En son model araçlar ve birbirinden başarılı personel kadromuz ile tam bir aile olduk. Bu sayede daha içten ve güler yüzlü hizmeti kolay bir şekilde vermekteyiz. Gümbet Transfer Değerli müşterilerimiz için çözüm odaklı ve seçenekli hizmetler vermekteyiz. Sizde kendinize en uygun olan hizmet şekli ile kaliteli ve güvenli transfer yaşayabilir tatilinize en iyi şekilde merhaba diyebilirsiniz.
submitted by bodrummytransfer to u/bodrummytransfer [link] [comments]


2020.03.24 15:06 bodrummytransfer Fethiye Transfer

Fethiye Transfer
Fethiye Transfer Muğla’nın en güzel ilçelerinden bir olan Fethiye, her yıl yerli ve yabancı binlerce turistin uğrak tatil mekanlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Eşsiz deniz manzarası, eğlenceli aktiviteleri ile Fethiye, Türkiye’nin en sık tercih edilen tatil beldelerinden biridir. Bu güzel beldeye tatil yapmak için gelen yolculara Fethiye transfer firması olarak ulaşım hizmeti vermekteyiz. Müşterilerimize vermiş olduğumuz bu ulaşım hizmeti sayesinde yolcular Dalaman havalimanına indikleri andan itibaren çıkış kapısında araçlarımız onlara ulaşım hizmeti vermek üzere hazırda bekliyor olacaklardır.
https://www.bodrummytransfer.com/fethiye-transfe
Bodrum Havalimanı Fethiye Transfer hizmetinden yararlanmak için web sitemiz üzerinden bizimle iletişime geçebilir ve rezervasyon yaptırabilirsiniz. Dilerseniz telefon yolu ile çağrı merkezimizi arayarak da bizimle irtibat kurabilirsiniz. Güvenli ve konforlu ulaşımın adresi Fethiye özel transfer olarak 7 gün 24 saat hizmetinizdeyiz. Fethiye transfer firması olarak, yolcularımızı Dalaman Havalimanından alır ve Fethiye merkezde gitmek istedikleri adrese kadar götürürüz. Dalaman havalimanı ile Fethiye arası 50 km olup yolcularımıza vermiş olduğumuz, ulaşım hizmeti yaklaşık bir saat kadar sürmektedir.
Milas Havalimanı Fethiye Transfer olarak geniş araç filomuz sayesinde her türlü aileler için uygun araçlarımız mevcuttur. Fethiye midibüs transfer olarak araç filomuzda Vıp mıdıbüs, Vıp otobüs, Vıp minibüs araçlarımız yer almaktadır. Yolcularımıza Fethiye’de konforlu ve bir o kadar da güvenilir bir ulaşım hizmeti sağlamak için çalışıyoruz. Firmamız sürekli olarak kendini yenileyen ve geliştiren bir firmadır. Dolayısı ile filomuzda yer alan araçlarımız son model olup, düzenli olarak bakımları yapılmaktadır.
Bodrum Bjv Fethiye Ekonomik Transfer Gideceğiniz yere konforlu ve bir o kadar da rahat bir ulaşım sağlamanız için Fethiye firmaları transfer firması olarak, hizmet vermekteyiz. Tecrübeli ve güvenilir şoförlerimiz sayesinde gideceğiniz yere kadar emniyetli bir ulaşım sağlıyoruz. Fethiye ekonomik transfer firmamızın araç filosu son derece geniştir. Lüks ve son model araçlarımız ile son derece konforlu ve bir o kadar da rahat bir ulaşım yapma imkanına sahip olursunuz. Araç filomuzda yer alan araçların hepsinin taşımacılık sigortası ve D2 taşıma belgesi bulunmaktadır. Bunun yanı sıra araçlarımız klimalı, temiz ve bakımlıdır. Fethiye transfer hizmetini siz kıymetli müşterilerimize güler yüzlü, profesyonel ve alanında uzman şoförlerimiz eşliğinde son derece güvenli bir şekilde veriyoruz.
Fethiye Ucuz Transfer İş ya da tatil olsun her ne sebepten Fethiye’ye gelirseniz gelin, firmamızın her biri birbirinden uzman personeli siz değerli müşterilerimize en iyi ulaşım hizmetini sunmak için çalışacaktır. Fethiye ucuz transfer ile sizlere rahat bir ulaşım yaşayacağınıza dair garanti veriyoruz. Havalimanından merkeze ya da merkezden havalimanına kadar ulaşıl hizmetlerimiz mevcuttur. Bizimle 7 gün ve 24 saat boyunca iletişime geçebilir, rezervasyon yaptırabilirsiniz. Fethiye transfer firması olarak müşterilerimizin güvenliği, konforu ve memnuniyeti için elimizden gelen en iyi ulaşıl hizmetini vermekteyiz.
Bodrum Ekonomik Transfer Şirketimiz Hizmetleri
Fethiye transfer olarak müşterilerimize vermiş olduğumuz profesyonel ulaşım hizmetinde;
· Filomuzda yer alan araçlarımız, D2 yetki belgeli olup, aynı zamanda tam kapsamlı sigortalıdır.
· Şoförlerimiz dakik, profesyonel ve hız limitine dikkat eden son derece deneyimli kişilerden oluşmaktadır.
· Müşterilerimizden havalimanı bekleme ücreti ve tünel ücreti almıyoruz.
Yolcularımız için vermiş olduğumuz Fethiye ekonomik transfer hizmetlerimiz son derece uygun fiyatlara sahiptir. Fethiye şirketleri transfer hizmetleri için tam olarak ucuz ve ekonomik ulaşımın en doğru adresi diyebiliriz.
submitted by bodrummytransfer to u/bodrummytransfer [link] [comments]


En güzel havlu kenar modelleri 2020 iğne oyası modelleri - en güzel yeni model 2020 YENİ MODELLER EN GÜZEL LİF MODELLERİ KOLAY ÇEYİZLİK LİFLER En güzel havlu kenarı modelleri EN GÜZEL BATTANİYE MODELLERİ VE TANITIMI ...very beautiful blanket models En Güzel Şal Modeller ve Örnekleri , Canım Anne @Canım ...

Bebek Örgüleri En Güzel Modeller 2018 - elisihobiler.com

  1. En güzel havlu kenar modelleri
  2. 2020 iğne oyası modelleri - en güzel yeni model
  3. 2020 YENİ MODELLER EN GÜZEL LİF MODELLERİ KOLAY ÇEYİZLİK LİFLER
  4. En güzel havlu kenarı modelleri
  5. EN GÜZEL BATTANİYE MODELLERİ VE TANITIMI ...very beautiful blanket models
  6. En Güzel Şal Modeller ve Örnekleri , Canım Anne @Canım ...

Bu Renk çok güzel oldu iki şiş patik modeli baştan sona anlatımlı yapılışı patik modelleri örgü - Duration: 37:31. Ayşenin İğne Oyaları 474,497 views 37:31 2020 iğne oyası modelleri - en güzel yeni model #2020iğneoyasımodelleri #iğneoyasımodelleri #needlelace. #fatoşunörgüzamanı#fatoşunlifleri# Merhaba arkadaşlar birbirinden güzel modeller için kanalımı ziyaret edebilirsiniz instagram sayfamdan da takip [email protected]_liflerii. En Güzel Şal Modeller ve Örnekleri Kanalıma Abone Olmak İçin:http://goo.gl/x2egyR En güzel çocuk ceket yelek modelleri süveter modelleri battaniye - Duration: ... Ağır iğne oyası tülbet modelleri namazlık tülbent ve çeyizlik modeller - Duration: 3:26. EN GÜZEL BATTANİYE MODELİ PART-1 very beautiful blanket models. - Duration: 20:40. ... Motif Easy Baby Blanket Model & Crocheted baby blanket models - Duration: 18:07. Yagmurun hobileri 848,928 ...